Fârâbî'nin Entelektüel Hayatı, Bağdat ve Şam Muhiti, 'Muallim-i Sânî' Ünvanı
Ebû Nasr Muhammed b. Muhammed el-Fârâbî (yaklaşık 257/870 – 339/950), Türkistan'ın Fârâb (Utrar) bölgesinde doğmuş; tahsilini Bağdat'ta Ebû Bişr Mettâ b. Yûnus ve Yuhannâ b. Haylân gibi dönemin en büyük mantık ve felsefe üstatlarının halkasında ikmal etmiştir. Arapça, Farsça, Türkçe, Süryanice ve Grekçe felsefe metinlerine vukûfiyetiyle İslam düşünce tarihinde Aristoteles'ten (Muallim-i Evvel) sonra gelen ikinci büyük kurucu akıl kabul edilerek «el-Muallimü's-Sânî» (İkinci Öğretmen) unvanıyla tebcil edilmiştir.
Ömrünün son demlerini Dımaşk ve Halep'te Hamdânî emîri Seyfüddevle'nin himayesinde, sade bir derviş hırkası içinde ilim ve tefekkürle geçiren Fârâbî; felsefe ile din, akıl ile vahiy, mantık ile gramer, siyaset ile ahlak arasında kurduğu ahenkli sentezle kendisinden sonraki bütün İslam meşşâî ve işrâkî geleneklerinin (İbn Sînâ, İbn Rüşd, Gazâlî, Sühreverdî) ana zeminini inşa etmiştir.
«İlimler, insan ruhunun yetkinleşmesini ve nihai mutluluğa (es-saâdetü'l-kusvâ) ulaşmasını sağlayan hakikat basamaklarıdır; her ilmin derecesi, konusunun şerefine ve ispatlarının kesinliğine göredir.» — Ebû Nasr el-Fârâbî