Esmâ-i İdrisiyye ve Kırk Kutlu İsim: Hz. İdrîs'in Hikmet Risalesi ve Sırları
Sihravemen İlimler Akademisi | E-E-A-T Akademik Külliyat Şerhi
Yazı:
FASIL I: Hz. İdrîs (a.s.) ve Semavi Hikmetlerin Tarihsel Teşekkülü
İslâm kaynaklarında Hz. Şît'ten sonra insanlığa yazı yazmayı, kumaş dokumayı, terziliği, yıldızların hareketlerini ve hesap ilmini öğreten ulu peygamber Hz. İdrîs (a.s.)'dır. Kadim Şark ve Babil geleneğinde 'Uhnuḫ' (Enoch), Yunan felsefesinde ise 'Hermesü'l-Herâmise' (Hermes Trismegistus - Üç Kere Yüceltilmiş Hermes) olarak tanınan bu zât-ı âlîşan, Meryem Sûresi 56-57. âyetlerinde şöyle övülmüştür:
"Kitapta İdrîs'i de an. Şüphesiz o, dosdoğru bir peygamberdi. Ve biz onu yüce bir mekâna yükselttik." (Meryem, 19/56-57)
İbnü'l-Arabî'nin Fusûsü'l-Hikem'indeki 'Fass-ı İdrîsî'de açıklandığı üzere, Hz. İdrîs'in yüce bir mekâna yükseltilmesi, hem Güneş feleğine (Dördüncü Kat Semâya) bedenen ve ruhen urûc etmesi hem de marifet ve kudsiyet mertebelerinin zirvesine vasıl olması demektir.
FASIL II: Esmâ-i İdrisiyye'nin İslâm Havas Literatüründeki Menşei
Cenâb-ı Hakk'ın Hz. İdrîs'e vahyettiği Kırk İsm-i Şerîf (el-Esmâü'l-İdrîsiyye / el-Esmâü'l-Erba'în), Süryanî ve İbrânî köklerden Arapça fushaya tevil edilmiş kadim dualardır. Bu kutlu isimler zinciri, İslâm tasavvufunda Şeyh-i İşrâk Şihâbeddin Sühreverdî el-Maktûl'ün el-Vâridât ve't-Takdîsât risalesi ve İmam Şerefeddin Ahmed el-Bûnî'nin Şemsü'l-Ma'ârif ve Menbau Usûli'l-Hikme eserleriyle şerh edilmiştir.
Esmâ-i İdrisiyye, zikir ehli için nefs-i emmâreyi yakıp kül eden manevi bir simyadır. Her bir isim, Cenâb-ı Hakk'ın celâlî ve cemâlî bir sırrını, bir melekût ordusunu ve belirli bir feleğin frekansını temsil eder.
[ Google AdSense - İlgili Külliyat Reklam Alanı 1 ]
FASIL III: Esmâ-i İdrisiyye'nin İlk 10 Kutlu İsmi ve Anlamları
"Ey her sıkıntı anında imdadıma koşan Gıyâs'ım! Ey her duamda icabet eden Mücîb'im! Ey her şiddet anında sığınağım olan Meâz'ım! Ve ey bütün çarelerin tükendiği anda yegâne ümidim olan Rabbim!"
Bu isim, çaresiz kalmış dertlilerin, nefsin karanlık vadilerinde sıkışmış arayış sahiplerinin sığınağıdır. Gece yarısı 40 defa huşû ile okunduğunda kilitli kapıların açıldığı, kalbe sekînet ve inşirah indiği tecrübe edilmiştir.
FASIL V: Esmâ-i İdrisiyye Riyâzet ve Kıraat Âdâbı
Kadim meşâyih bu isimlerin zikrine girmeden önce şu üç temel edebi şart koşmuştur:
Tahâret-i Kâmile: Beden, elbise ve zikir mahallinin maddî ve manevî necasetten arındırılması, güzel kokular (buhur, ud, amber) yakılması.
Helal Lokma ve Az Yemek: Zikir süresince mideyi ağır ve hayvansal gıdalarla doldurmamak, nefsin ağırlığını hafifletmek.
Sırrı Ketmetmek: Zikir esnasında hâsıl olan ruhanî keşif ve rüyaları ehil olmayanlara anlatmamak; zikri riyâdan ve dünyevî menfaat beklentisinden tecrit etmek.
FASIL VI: Şeyh Şihâbüddîn es-Sühreverdî'nin Esmâ-i İdrîsiyye Şerhi
İşrâkîlik felsefesinin kurucusu Şeyh Şihâbüddîn es-Sühreverdî el-Maktûl (ö. 587/1191), el-Erbâînü'l-İdrîsiyye adlı şerhinde kırk ism-i şerîfi Nûr Metafiziği (Hikmetü'l-İşrâk) açısından tefsir etmiştir. Sühreverdî'ye göre bu isimler, Nûrü'l-Envâr'dan (Nurların Nuru) sudûr eden kozmik akılların ve melekût nurlarının isimleridir.
Sühreverdî der ki: "Bu kırk isimden her biri, kâinattaki bir perdeyi yırtar. Kim riyazetle bu isimleri zikrederse, cismâniyet zindanından kurtulup Hurâsân ve Câberkâ gibi ruhanî nûr şehirlerinin kapılarına varır."
FASIL VII: Her İsm-i Şerîfin Ebcedi, Feleği ve Ruhanî Hizmetkârı
Kadim Havas mecmualarında Esmâ-i İdrîsiyye'nin muhtelif isimlerinin felekiyyât ve melekûtî müvekkelleriyle irtibatı şöyle kaydedilmiştir:
Esmâ-i İdrisiyye külliyatında yer alan kırk mübarek isim, sadece ses ve lafız mertebesinde değil, aynı zamanda kutsal geometri ve Ebced riyaziyesi zaviyesinden de kusursuz bir mimariye sahiptir. Kadim havâs üstatları, bu kırk ismin her biri için üçlü (Müselles / 3x3), dörtlü (Murabba / 4x4) ve yedili (Müsebba / 7x7) vefk matrisleri tanzim etmişlerdir.
Vefk ilminin esası; bir ism-i şerîfin Ebced-i Kebîr değerini hesaplayarak, kare hücrelerin satır, sütun ve köşegen toplamlarının aynı sayısal dengeye ulaşmasını sağlamaktır. Bu riyazî intizam, mikrokozmostaki harf frekansı ile makrokozmostaki gezegen küreleri ve melekût nurları arasında rezonans meydana getirir. Yazımda safran, misk ve gül suyu mürekkebi kullanılır; ameliyenin kamerin menzillerine ve eşref saatlerine tevafuk etmesi şart koşulur.
İşrâkî felsefenin piri Şeyh Şihâbüddîn es-Sühreverdî el-Maktûl (ö. 1191), Heyâkilü'n-Nûr ve Hikmetü'l-İşrâk eserlerinde kadim hikmetin kaynağını Hz. İdrîs aleyhisselâma (Hermesü'l-Herâmise) dayandırır. Sühreverdî'ye göre Hz. İdrîs, göklerin melekût sırlarını bizzat müşahede etmiş ve bu nûrânî tecellîleri remizler halinde yeryüzüne indirmiştir.
Esmâ-i İdrisiyye'deki 'Yâ Nûra külli şey'in ve hüdâh' gibi zikirler, Sühreverdî'nin 'Nûrü'l-Envâr' (Nurların Nûru) ontolojisiyle birebir örtüşür. Bu isimler zikredildikçe, zâkirin nefs-i nâtıkasında karanlık zulmet perdeleri parçalanır ve semavî aydınlanma (işrâk) vuku bulur.
Tasavvuf ve havâs ehlinin tecrübe ettiği 'Erba'în-i İdrîsî', kırk gün boyunca nefsi hayvani gıdalardan ve dünyevî fuzuliyatlardan arındırarak her gün bu kırk isimden birini zikretme disiplinidir:
Tathîr (Arınma): İlk 10 gün istiğfar, tevbe ve nefsin kötülüklerini itiraf ile geçer. Beden hayvani yağ ve etlerden tecerrüt eder.
Tenvîr (Aydınlanma): 11-20. günler arasında kalpte latif nurların zuhuru başlar; uyku azalır, rüyalar sadık ve keşif dolu hale gelir.
Teshîr ve Tedbîr: 21-30. günlerde zâkirin aurası genişler; melekûtî vazifelilerin manevî ünsiyeti hissedilir.
Tecellî-i Zât ve Vuslat: Son 10 günde kırkıncı ismin sırrına erişilir; zâkir kendi benliğinden fâni olup Hakk'ın cemâl ve celâl tecellîlerinde müstağrak olur.
FASIL XI: Gece Kıraatindeki Ruhanî Tecellîler ve Dört Melek Nâzırı
Esmâ-i İdrisiyye'nin tesirinin en yüksek olduğu vakit, seher vaktinin öncesi olan gecenin son üçte biridir (Vakt-i Seher). Bu saatlerde yeryüzü sükûnete bürünür, beşerî nefsaniyet dalgaları durulur ve Arş-ı A'zam'dan inen rahmet nurları kâinatı kuşatır.
Kadim risalelerde beyan edildiği üzere, Esmâ-i İdrisiyye zikredildiği esnada dört büyük melek (Cebrâîl, Mîkâîl, İsrâfîl, Azrâîl) ve onlara bağlı ulvî ruhanîler o meclise nezaret ederler. Zâkirin ağzından çıkan her bir harf, nûrânî bir zırh gibi bedenini ve evini çepeçevre sarar; hiçbir süflî cin, şeytani vesvese veya büyüsel tesir bu kalkanı delemez.
FASIL XII: Havâs İlminde Şirk ve İstidraç Tehlikesine Karşı Akîdevî Emniyet
Esmâ ve âyet havassıyla meşgul olanların en büyük felaketi, isimleri ve vefkleri 'müstakil bir tanrısal güç' zannetmeleridir. Bu zan, insanı farkında olmadan şirke ve istidraca (helake götüren yalancı harikuladeliklere) düşürür.
Hakiki bir mümin kesin olarak bilir ve itikat eder ki; tesir eden ne harftir, ne sayıdır, ne vefktir ne de ruhanîlerdir. Mutlak fâil ve mutlak müessir yalnızca Allah Teâlâ'dır. Bütün isimler ve dualar, sadece ilâhî rahmetin ve icabetin kapısını çalmak için vesile kılınmış niyaz anahtarlarıdır. Bu ihlas ve tevhid şuuruna sahip olmayanların havâs ameliyelerine cüret etmesi caiz görülmemiştir.
PERSISTENT ALWAYS-VISIBLE 50 ROOMS QUICK JUMP PANEL AT BOTTOM OF EVERY PAGE
PERSISTENT ALWAYS-VISIBLE 50 ROOMS QUICK JUMP PANEL AT BOTTOM OF EVERY PAGE
🏛️ 50 İLİM ODASI HIZLI ERİŞİM PANELİ
Melekût, Peygamberler, Veliler, Parapsikoloji ve Havas odaları arasında tek tıkla geçiş yapın: