FASIL I: Elmalılı Hamdi Yazır'ın İlmî Şahsiyeti, Medrese Mirası ve Felsefî Dehası

Son devir Osmanlı ulemasının en velûd, mütebahhir ve çok yönlü şahsiyetlerinden biri olan Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır (1878-1942); geleneksel İslâm ilimleri ile çağdaş felsefeyi kendi zihnî potasında telif etmiş benzersiz bir allâmedir. Antalya'nın Elmalı kazasında başlayan ilim tahsili, İstanbul'da devrin büyük âlimlerinden aldığı icazetlerle taçlanmış; fıkıh, usûl-i fıkıh, mantık, kelâm, felsefe, astronomi, riyaziye (matematik), mûsiki ve hat sanatında üstatlık mertebesine ulaşmıştır.

Elmalılı'nın en mühim ayırt edici vasfı; sadece nakilci bir müfessir değil, derin bir epistemoloji (bilgi teorisi) kurucusu ve Batı düşüncesini Fransızca asıllarından okuyup tenkit edebilen mütefekkir olmasıdır. Paul Janet ve Gabriel Séailles'in Felsefe Tarihi (Târîh-i Felsefe) adlı eserini tercüme ve şerh etmiş; Auguste Comte pozitivizmini, Herbert Spencer evrimciliğini ve Ludwig Büchner materyalizmini sarsıcı bir aklî vukûfiyetle çürütmüştür.

FASIL II: Hak Dini Kur'an Dili'nin Telif Sebebi ve Metodolojik Özellikleri

Cumhuriyet'in ilk yıllarında Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) kararıyla ve Diyanet İşleri Reisliği'nin teklifiyle doğrudan Elmalılı'ya sipariş edilen Hak Dini Kur'an Dili, 1926-1938 yılları arasında 12 yıllık kesintisiz bir çile ve murakabe mahsulü olarak 9 cilt halinde tamamlanmıştır. Bu eser, sıradan bir Türkçe meal veya özet tefsir değil; dirâyet ve rivâyeti meczeden, âyetlerin bâtınî ve zâhirî mânâlarını açığa çıkaran muhalled bir külliyattır.

Eserin metodolojisinde şu ana rükünler dikkat çeker:

  • Kur'an'ın Kur'an'la Tefsiri: Bir âyetin müşkilini, nüzul sırası ve lafız mutabakatı gözetilerek diğer bir âyetle aydınlatma esası.
  • Lügat ve Belâgat İncelemesi: Arap dilinin iştikak (morfoloji), nahiv ve i'câz kanunlarını Türkçe'nin zengin tasavvufi ve felsefi kelime hazinesiyle buluşturma mahareti.
  • İçtihâdî ve Fıkhî Tahliller: Hanefî fıkıh usûlüne bağlı kalmakla birlikte, nassların maksadını (makâsıdü'ş-şerîa) modern hayatın iktisadi ve içtimai meselelerine teşmil edebilme kabiliyeti.

FASIL III: Hak Dini Mukaddimesi: Bilgi Teorisi ve Pozitivizmin Çökertilmesi

Tefsirin başında yer alan yaklaşık yüz sayfalık felsefi mukaddime, modern İslâm düşüncesinin en parlak epistemolojik metinlerinden biridir. Elmalılı burada 'ilim', 'marifet', 'şuur', 'akıl' ve 'vahiy' kavramlarının ontolojik sınırlarını çizer. Kant'ın saf aklın sınırlarına dair tezlerini tahlil eder; aklın tek başına metafizik hakikati kuşatamayacağını, ancak vahyin rehberliğinde hakiki yakin mertebesine erebileceğini ispatlar.

Materyalist felsefenin 'madde ezelîdir' iddiasını termodinamik ve kozmolojik delillerle tenkit eden Hamdi Yazır, determinizmin kısırlığını nedensellik (illiyet) prensibinin ancak ilahi irade ile mânâ kazanabileceğini belirterek aşar. Bu mukaddime, Batı pozitivizmine karşı yazılmış en yetkin İslâmî reddiyelerden biridir.

[ Google AdSense - İlgili Külliyat Reklam Alanı 1 ]

FASIL IV: Vahdet-i Vücûd ve İrfânî Boyut: Muhyiddîn İbnü'l-Arabî ile Diyalog

Elmalılı Hamdi Yazır, zannedildiğinin aksine yalnızca medrese fıkhına hapsolmuş bir kelâmcı değildir. O, tasavvuf vadisinde Nakşibendî-Hâlidî meşrebinden feyz almış ve Şeyhü'l-Ekber Muhyiddîn İbnü'l-Arabî'nin Vahdet-i Vücûd nazariyesini en doğru anlayan ve şerh eden çağdaş mütefekkirlerden biridir.

Özellikle İhlâs, Nûr ve Hadid surelerinin tefsirinde varlığın birliği (tevhid-i vücûdî) bahsini açar. Panteizm ile Vahdet-i Vücûd arasındaki derin uçurumu izah ederek, eşyanın müstakil bir vücûdu olmadığını, bütün kâinatın Hakk'ın tecelliyâtından ibaret olduğunu; ancak hâlik ile mahlûkun zâtî mahiyetlerinin asla birbirine karışmayacağını tenzihçi bir üslupla ortaya koyar.

FASIL V: Fâtiha Tefsiri ve Gayb Âleminin Anahtarları

Külliyatın birinci cildinde yer alan Fâtiha Sûresi tefsiri, tek başına müstakil bir tefsir ve tasavvuf kitabı hacmindedir. Besmele'deki 'Bâ' harfinin esrarından 'er-Rahmân ve'r-Rahîm' tecellîlerine, 'İyyâke na'büdü ve iyyâke nesta'în' âyetindeki cebr ve ihtiyar (kader ve irade) dengesine kadar her kelimeyi ruhun mertebelerine tatbik eder. Elmalılı'ya göre Fâtiha, kâinatın ruhanî şifresidir; kul bu sûreyi okurken Mülk âleminden Melekût âlemine seyr-i sülûk eder.