Kādî Ebû Bekir el-Bâkıllânî'nin Kelâmî Şahsiyeti ve Eş'arî Mektebindeki Mevkii
Ebû Bekir Muhammed b. et-Tayyib b. Muhammed el-Bâkıllânî (338-403 / 950-1013), İslâm düşünce tarihinde Eş'arî kelâm ekolünün İmam Ebü'l-Hasan el-Eş'arî'den sonraki en büyük sistem kurucusu ve metodoloji mimarı kabul edilir. Basra'da doğup tahsil gördükten sonra Bağdat'a yerleşen Bâkıllânî, hem Şâfiî ve Mâlikî fıkıh usûlünde hem de aklî ilimlerde allâme mertebesine ulaşmış; devrinin Büveyhî emirleri ve Abbâsî halifeleri nezdinde büyük bir ilmî ve siyasî itibar kazanmıştır.
Bâkıllânî, Mutezile'nin aşırı akılcılığı ile Haşviyye'nin literalist lafızcılığı arasında Ehl-i Sünnet'in vasat çizgisini kelâmî ve mantıkî delillerle tahkim etmiştir. Bizans sarayına elçi olarak gönderildiğinde Hristiyan teologlarla yaptığı münazaralarda gösterdiği zekâ, belâgat ve diyalektik üstünlük İslâm tarihinin meşhur menkıbeleri arasına girmiştir.
«Kur'ân-ı Kerîm, ümmî bir peygamberin lisânında öyle bir nazım harikası olarak zuhur etmiştir ki, fesahat ve belâgatin zirvesindeki Arap ediplerini dahi aciz bırakmış, benzerini getirmekten men etmiştir.» — Kādî Ebû Bekir el-Bâkıllânî
Onun İ'câzü'l-Kur'ân isimli eseri, peygamberlik müessesesini ve vahyin hakkaniyetini dil felsefesi, estetik ve kelâmî burhanlarla ispatlayan alanındaki en temel ve kurucu başyapıttır.