Ebû'l-Vefâ el-Mübeşşir b. Fâtik'in Hayatı, Entelektüel Muhiti ve Kitap Sevgisi
Ebû'l-Vefâ el-Mübeşşir b. Fâtik (5. / 11. yüzyıl), İslâm felsefe ve hikmet tarihinin en seçkin biyografi ve ahlak yazarlarındandır. Şam asıllı bir emîr ailesinden gelen İbn Fâtik, Fâtımî hilafetinin başkenti Kahire'de yaşamış; dönemin en büyük hekim ve matematikçisi Ali b. Rıdvân ile İbnü'l-Heysem'in ilmî halkasında yetişmiştir. Tıp, mantık, matematik ve kadim felsefe sahalarında engin bir vukufa sahip olan İbn Fâtik, çağının en zengin şahsî kütüphanelerinden birini kurmuştur.
İbn Fâtik'in ilme ve kitaba olan aşkı dillere destandır. Tarihçilerin naklettiğine göre, günlerini ve gecelerini sadece kitap mütalaası ve telifle geçirmiş; vefat ettiğinde, kendisini kitaplardan kıskanan zevcesinin kütüphanesindeki pek çok el yazmasını havuza atarak yok ettiği rivayet edilmiştir. Kurtarılan nadide eserleri ise İslâm felsefe mirasının en parlak incileri olarak günümüze ulaşmıştır.
«Hikmet, ruhun ebedî nuru ve aklın gıdasıdır. Fâni lezzetler bedenin çürümesiyle yok olur gider; lakin bir hakîmin kalbinden süzülen hikmetli bir kelâm, asırlar boyu zihinleri tenvir eder ve insanı melekût âlemine yükseltir.» — Ebû'l-Vefâ el-Mübeşşir b. Fâtik
İşte onun en büyük şaheseri Muhtâru'l-Hikem ve Mehâsinü'l-Kelim (Hikmetlerin Seçkisi ve En Güzel Kelimeler), antik dünyanın bilgeliğini İslâm'ın tevhidî ve ahlakî süzgecinden geçirerek ebedîleştiren bir hikmet katedralidir.