Ebü'l-Kâsım ez-Zeccâcî'nin Hayatı ve Dil İlimlerindeki Mümtaz Mevkii
İslâm dil felsefesi tarihinin en mühim kurucu simalarından biri olan Ebü'l-Kâsım Abdurrahman b. İshâk ez-Zeccâcî (ö. 337 / 949), meşhur nahiv üstadı Ebû İshâk ez-Zeccâc'ın en seçkin talebesi olması sebebiyle onun nisbesiyle (Zeccâcî) şöhret bulmuş büyük bir lisan nazariyatçısıdır.
Hicrî dördüncü asrın ilk yarısında Bağdat'ta tahsil gören Zeccâcî, dönemin devasa âlimleri İbn Düreyd, İbnü's-Serrâc ve Ebû Bekir el-Enbârî'den dersler alarak Basra ve Kûfe dil mekteplerinin müktesebatını kendi zihninde mezcetmiştir. Abbâsî hilafetinin çalkantılı döneminde Şam ve Filistin'e (Taberiye) hicret etmiş, ömrünün sonuna kadar tedris ve telifle meşgul olmuştur.
«Zeccâcî'nin meşhur eseri el-Cümel'i tavaf ederken Allâh'a niyaz ederek telif ettiği rivayet edilir. Onun her bir sözü hem takvanın ihlasını hem de aklın en keskin riyazî mantığını taşır.» — İbn Hallikân
Zeccâcî'nin asıl felsefî şaheseri olan el-Îzâh fî İleli'n-Nahv, Arap gramerini kuru bir kurallar yığını olmaktan çıkarıp, dilin arkasındaki aklî, ontolojik ve mantıkî sebepleri (illetleri) sorgulayan müstakil bir felsefe disiplini haline getirmiştir.