Kutbü'l-Aktâb Ebü'l-Hasan eş-Şâzelî Hazretleri'nin Hizbü'l-Bahr duası, Şâzelî usûlü, şükür meclisi, İsm-i Âzam sırları ve manevi zırh külliyatı.
Seyyid Ebü'l-Hasan eş-Şâzelî ve Hizbü'l-Bahr: Şâzeliyye Usûlü, Nûr-ı İrfân ve Manevî Korunma Külliyatı
Kutbü'l-Aktâb Ebü'l-Hasan eş-Şâzelî Hazretleri'nin Hizbü'l-Bahr duası, Şâzelî usûlü, şükür meclisi, İsm-i Âzam sırları ve manevi zırh külliyatı.
FASIL I: Mağrip'ten Mısır'a Bir Kutup: Seyyid Ebü'l-Hasan eş-Şâzelî'nin Hayatı ve Nesebi
İslâm tasavvufunun dört büyük ana mektebinden biri olan Şâzeliyye tarikatının kurucusu ve Kutbü'l-Aktâb Seyyid Ebü'l-Hasan Alî b. Abdillâh b. Abdi'l-Cebbâr eş-Şâzelî (593-656 / 1196-1258), Fas'ın Gamâra bölgesinde dünyaya gelmiştir. Neseb-i âlîsi Hz. Hasan (r.a.) vasıtasıyla Fahr-i Kâinât Efendimiz'e (s.a.v.) ulaşan seyyidlerden bir zâttır.
Gençliğinde zâhirî ilimleri tamamladıktan sonra zamanın kutbunu aramak üzere Doğu'ya yönelen Şâzelî; Irak'ta karşılaştığı bir velînin: 'Sen Kutb'u Irak'ta arıyorsun, oysa o senin kendi memleketindedir!' ikazı üzerine Mağrip'e dönmüş ve Cebel-i Alem'de ikamet eden büyük mürşid Seyyid Abdüsselâm b. Meşîş (k.s.) Hazretleri'ne mülâkî olmuştur.
İbn Meşîş, Şâzelî'yi zâhirî ve bâtınî kirlerden arındırarak ona: 'Ey Ali! Tunus'a git, Şâzile kasabasında ikamet et; oradan Mısır'a geçeceksin ve sana kırk makamın kutbiyeti verilecektir' müjdesini vermiştir. Şâzelî, Tunus'taki riyazetlerden sonra İskenderiye'ye yerleşmiş ve Kuzey Afrika'dan Asya'ya uzanan muazzam bir irfan hareketi başlatmıştır.
FASIL II: Şâzeliyye Usûlünün Temel Felsefesi: Şükür, İzzet ve Tevhid Yolu
Şâzelî mektebi, diğer pek çok tarikatın aksine çile, hırka, dilencilik ve zâhirî sefalet üzerine kurulmamıştır. Şâzelî Hazretleri der ki: 'Bizim yolumuz şükür yoludur, sabır yolu değildir. Şükreden zengin, sabreden fakirden Hak katında daha sevgilidir.'
Şâzelîler yırtık pırtık yamalı hırkalar yerine temiz, vakarlı ve beyaz elbiseler giyer; geçimlerini kimseden dilenmeden kendi alın terleriyle (ticaret ve ziraatle) temin ederlerdi. Şâzelî Hazretleri talebelerine: 'İnsanlara muhtaç olmayın ki kalbiniz Hak'tan başkasına boyun eğmesin. Allah'ın size verdiği nimetleri üzerinizde gösterin; zira Allah Teâlâ kulunun üzerinde nimetinin eserini görmeyi sever' buyurmuştur.
Şâzeliyye, cemiyetten kaçan bir uzlet yolu değil; cemiyetin tam ortasında, çarşıda ve pazarda kalben Allah ile beraber olma (Halvet der-encümen) ve kesintisiz şükür ahlakıdır.
Kutbü'l-Aktâb Seyyid Ebü'l-Hasan eş-Şâzelî'nin (k.s.) Kızıldeniz seferi esnasında fırtınaya tutulan gemide iken melekût âleminden aldığı ilhamla tilavet ettiği Hizbü'l-Bahr (Deniz Duası), İslâm irfanında mânevî fütûhâtın ve himayenin en kudretli virdidir.
İmam Şâzelî bu virdin fazileti hakkında şöyle buyurmuştur: 'Hizbü'l-Bahr'ı bir yere okusan orası emân bulur; bir beldede okunsa düşman şerrinden muhafaza olunur; rüzgâr kesilse rüzgâr eser, fırtına kopsa sükûnet bulur.' Virdin esası, Kur'ân âyetlerinin esrârı ve İsm-i Âzam'ın celâlli tecellîleriyle kalbi vesveselerden, düşmanlıklardan ve mânevî tehlikelerden korumaktır.
FASIL III: Hizbü'l-Bahr'ın (Deniz Duası) Doğuşu: Kızıldeniz Seferindeki Büyük Mucize
İslâm dünyasında en çok okunan ve en büyük manevi zırh kabul edilen Hizbü'l-Bahr'ın nüzûlü bizzat Şâzelî Hazretleri'nin hac yolculuğu esnasında vuku bulmuştur.
Şâzelî Hazretleri talebeleriyle birlikte Kızıldeniz üzerinden hacca giderken, rüzgâr tamamen kesilmiş ve gemileri günlerce denizin ortasında mahsur kalmıştır. Kafir korsanların yaklaşması ve susuzluk tehlikesi karşısında Şâzelî Hazretleri murakabeye dalmış; o esnada Peygamber Efendimiz (s.a.v.) bizzat yakaza halinde zuhur ederek ona Hizbü'l-Bahr'ın kelimelerini harf harf ve âyet âyet telkin buyurmuştur.
Şâzelî Hazretleri gözlerini açıp bu mübarek duayı okuduğunda, aniden muazzam bir rüzgâr çıkmış, yelkenler dolmuş ve gemi mucizevî bir süratle selamet sahiline ulaşmıştır. Şâzelî Hazretleri buyurmuştur ki: 'Vallâhi ben bu duadan tek bir harf dahi söylemedim; onu bana bizzat Resûlullâh (s.a.v.) imlâ ettirdi. Bu hizb öyle bir zırhtır ki, içinde İsm-i Âzam vardır. Nerede okunursa oraya bela uğramaz.'
FASIL IV: Hizbü'l-Bahr'ın İrfânî ve Havâs Tahlili: Harf Sırları ve Âyet Düğümleri
Hizbü'l-Bahr, rastgele duaların bir araya gelmesi değil; kâinatın kozmik dengelerini harekete geçiren muazzam bir esmâ, âyet ve harf terkibidir. Metnin can alıcı durakları şunlardır: 1. Bismillah ve Fâtiha İstilzâmı: Girişteki 'Yâ Aliyyü yâ Azîm, yâ Halîmü yâ Alîm' nidaları, kâinatın dört rüknünü temsil eden isimlerle melekût kapılarını çalar. 2. Rüzgârların ve Unsurların Teshîri: Hz. Mûsâ'ya denizin, Hz. Dâvûd'a demirin, Hz. Süleymân'a rüzgârın teshir edildiği gibi sâlikin nefsine ve etrafındaki düşmanlara karşı zafer talep edilir. 3. Kâf-Hâ-Yâ-Ayn-Sâd ve Hâ-Mîm-Ayn-Sîn-Kâf Kalkanı: Hurûf-ı mukattaa harflerinin her biri bir parmak kapatılarak okunur ve nihayet 'Hümiye'l-emru ve câe'n-nasru fe-aleynâ lâ yünsarûn' (İş tamamlandı, yardım geldi, artık bize galip gelemezler!) denilerek eller açılır; bu hareket aurayı zırh gibi kuşatır. 4. Âyetü'l-Kürsî ve Şâh-ı Âlem Zırhı: 'Ve lâ yeûdühû hıfzuhümâ ve hüve'l-Aliyyü'l-Azîm' âyetinin üç kez tekrarıyla manevi kalkan kilitlenir.
FASIL V: Diğer Büyük Şâzelî Virdleri: Hizbü'n-Nasr, Hizbü'l-Kebîr ve Hizbü'n-Nûr
Şâzelî Hazretleri'nin manevi mirası yalnızca Hizbü'l-Bahr ile sınırlı değildir. Şâzelî külliyatının diğer temel virdleri şunlardır: 1. Hizbü'n-Nasr (Zafer Duası): Celâlî tecellîlerin en şiddetli olduğu duadır. Zâlimlerin kahrı, düşmanların hilesinin başlarına çevrilmesi ve manevi savaşlarda nusret bulmak için okunur. Şâzelî der ki: 'Bu duayı haksız yere bir Müslümana okuyan, kendi helâkine ferman imzalamış olur.' 2. Hizbü'l-Kebîr (el-Hizbü'l-A'zam): Şâzelî tarikatının sabah evrâdıdır; tevhîdî hakikatleri, kalbî yakarışları ve esmâ zikirlerini ihtiva eder. 3. Hizbü'n-Nûr: Kalbin basiret gözünü açmak, vesveseleri kovmak ve zihnî dağınıklığı gidermek için tertip edilmiş nûrânî bir virddir.
FASIL VI: İskenderiye İrfan Mektebi: Seyyid Ebü'l-Abbâs el-Mürsî ve İbn Atâullâh
Şâzelî Hazretleri'nin en büyük kerametlerinden biri, kendisinden sonra yolu kıyamete kadar taşıyacak olan iki dev kutup yetiştirmiş olmasıdır: 1. Seyyid Ebü'l-Abbâs el-Mürsî (k.s.): Endülüs'ün Mürsiye şehrinden gelen ve Şâzelî'nin kırk yıl boyunca yanından ayırmadığı baş halifesidir. Mürsî Hazretleri der ki: 'Vallâhi Resûlullâh (s.a.v.) bir göz açıp kapayıncaya kadar benden perdelenseydi, kendimi Müslüman saymazdım.' 2. Tâcüddîn İbn Atâullâh el-İskenderî (k.s.): Mürsî'nin talebesi olan İbn Atâullâh, tasavvuf edebiyatının zirvesi sayılan el-Hikemü'l-Atâiyye şaheserini kaleme alarak Şâzelî irfânını ebedîleştirmiştir.
Bu üç kutup (Şâzelî, Mürsî, İbn Atâullâh), İslâm dünyasında ahlak, hikmet ve marifet meş'alesini yakmışlardır.
FASIL VII: Şâzelî Zikir Usûlü: Cehrî ve Hafî Tevhid Meclisleri
Şâzeliyye'de zikir, kalbin gaflet pasını silen en tesirli ilaçtır. Şâzelî Hazretleri zikri üç mertebede tanzim etmiştir: 1. Lisan Zikri: Dille yapılan ve kalbi uyandırmayı hedefleyen zikirdir. 2. Kalp Zikri (Zikr-i Hafî): Dilin susup kalbin 'Allah, Allah' diyerek atmasıdır; bu zikirde gaflet kalmaz. 3. Sır Zikri: Zikredenin zikredilende fâni olması; zikri, zâkiri ve mezkûru tek bir hakikatte müşahede etmesidir.
Şâzelî meclislerinde 'Lâ ilâhe illallâh' kelime-i tevhîdi önce ağır ve vakarlı, ardından cezbe ve muhabbetle çekilir; meclis Kur'ân tilaveti ve Peygamber Efendimiz'e (s.a.v.) salavât-ı şerîfelerle hitam bulur.
FASIL VIII: Mansûre Gazvesi ve Haçlılara Karşı Cihadı: Ârifin Meydandaki Heybeti
Pek çok kişi sûfîleri sadece tekkede oturan münzeviler zanneder. Oysa Şâzelî Hazretleri, İslâm tarihinin en kritik savaşlarından biri olan Mansûre Meydan Muharebesi'nde (1250) Haçlı ordularına karşı bizzat kılıç kuşanarak savaşmıştır.
Fransa Kralı IX. Louis (Saint Louis) komutasındaki devasa Haçlı ordusu Mısır'ı işgal ettiğinde; gözleri görmeyecek kadar yaşlanmış olan Şâzelî Hazretleri, talebeleri ve Şeyh İzzüddin b. Abdüsselâm gibi büyük âlimlerle birlikte cephenin en ön saflarında yer almıştır. Onun at üstündeki heybeti ve duaları İslâm ordusuna muazzam bir manevi kuvvet aşılamış, Haçlılar hezimete uğratılmış ve Fransa Kralı esir alınmıştır. Bu hadise, tasavvufun vatan müdafaası ve cihadla nasıl etle tırnak gibi olduğunu tarihe kazımıştır.
FASIL IX: Şâzelî Menkıbeleri ve Vefatı: Humaysirâ Çölündeki Makam
Şâzelî Hazretleri, 656 (1258) yılında son hac yolculuğuna çıkarken talebelerine: 'Bu sene yanınıza bir kazma ve kürek de alın' buyurarak vefatına işaret etmiştir.
Mısır'ın Kızıldeniz sahilindeki ıssız Humaysirâ Çölü'ne vardıklarında, yatsı namazını kıldırdıktan sonra talebelerine son vasiyetlerini yapmış, Hizbü'l-Bahr'ı okumalarını emretmiş ve seher vaktinde Refîk-i A'lâ'ya irtihal eylemiştir. Oradaki acı su kuyusu, onun mübarek tükürüğü ve abdest suyuyla tatlı ve berrak bir zemzem kaynağına dönüşmüştür. Bugün Humaysirâ, dünyanın dört bir yanından gelen hakikat taliplerinin ziyaret ettiği nûrânî bir feyz merkezidir.
FASIL X: Şâzelî İrfanının Günümüz Dünyasına Mesajı: Çalışma, Şükür ve İzzet
Şâzelî doktrini, modern çağın getirdiği iktisadî ve rûhî buhranlara karşı en gerçekçi manevi çözümü sunar. İnsanı dünyadan el çektirmeyen, aksine helal kazanmayı, üretmeyi, izzetli yaşamayı ve zenginliği Allah yolunda infak etmeyi emreden bu irfan; tembelliği ve pasifliği reddeder.
Hizbü'l-Bahr ise, modern hayatın getirdiği korkulara, kaygılara, psişik saldırılara ve tehlikelere karşı kulu ezelî ve ebedî olan Kadîr-i Zülcelâl'in sarsılmaz sığınağına yerleştirir. Şâzelî'nin hikmeti özetle şudur: 'Dünyayı elinde tut, fakat sakın kalbine sokma; kalbini yalnız ve yalnız Sahibine tahsis et!'