İmâm Ebü'l-Hasan el-Eş'arî'nin Fikrî Dönüşümü ve Tarihî Rüya
İslâm düşünce tarihinin en mühim kırılma noktalarından biri, hiç şüphesiz İmâm Ebü'l-Hasan Ali b. İsmâîl el-Eş'arî'nin (ö. 324 / 935-36) yaşadığı büyük fikrî inkılâptır. Sahâbî Ebû Mûsâ el-Eş'arî'nin soyundan gelen imam, gençliğinde Basra Mu'tezile ekolünün reisi Ebû Ali el-Cübbâî'nin en gözde talebesi ve üvey oğlu olarak kırk yıl boyunca Mu'tezilî kelâmın içinde bulunmuştu.
Ancak akılcılığı mutlaklaştırıp nassları zorlama te'villerle bozan Mu'tezile felsefesinin açmazları kalbini tatmin etmemeye başladı. Meşhur rivâyete göre Ramazan ayında rüyasında Resûl-i Ekrem'i (s.a.v.) gören Eş'arî, Hz. Peygamber'in «Benim sünnetime sarıl ve onu müdafaa et!» emriyle uyanmış; Basra Cami-i Kebîr'i kürsüsüne çıkarak cübbesini çıkarmış ve şöyle haykırmıştır:
«Beni tanıyan tanır, tanımayana kendimi bildireyim: Ben Ali b. İsmâîl el-Eş'arî'yim! Bugüne kadar Kur'ân'ın mahlûk olduğunu, Allah'ın gözle görülmeyeceğini ve kulların kendi fiillerini yarattığını iddia ederdim. Şimdi bu cübbemi üzerimden çıkardığım gibi Mu'tezilî itikadından sıyrılıyor, Ehl-i Sünnet ve'l-Cemâat akidesine dönüyorum!» — İmâm Ebü'l-Hasan el-Eş'arî