Ebû Bekir er-Râzî'nin İlmi Dehâsı: Rey'den Bağdat Bîmâristanı'na
Ortaçağ İslâm ve dünya tıp tarihinin tartışmasız en büyük klinik gözlemcisi kabul edilen Ebû Bekir Muhammed b. Zekeriyyâ er-Râzî (ö. 313 / 925), Batı dünyasında Rhazes veya Albohali adıyla tanınan evrensel bir dâhidir. İran'ın Rey şehrinde doğan Râzî, gençliğinde musiki, simya ve felsefe ile meşgul olmuş, otuzlu yaşlarından sonra tıbba yönelerek Rey ve akabinde Abbâsî hilafetinin başkenti Bağdat'taki Azudî Bîmâristanı'nın başhekimliğine getirilmiştir.
Râzî'nin Bağdat'ta bîmâristanın (hastanenin) yerini seçerken sergilediği tecrübî yaklaşım meşhurdur: Şehrin muhtelif semtlerine taze et parçaları astırmış ve etin en geç bozulduğu, havanın en temiz olduğu noktaya hastaneyi inşa ettirmiştir. Bu olay, onun tıp anlayışının spekülatif teorilere değil, doğrudan gözlem, tecrübe ve çevre şartlarına dayandığının ilk büyük delilidir.
«Tıpta tecrübe ve dikkatli müşâhede olmadan hiçbir kitap hükmü kesin kabul edilemez. Bir hekim, hastasını sadece kitapta yazılanlara göre değil, bizzat gözünün önündeki nabız, idrar, ten rengi ve solunum değişikliklerine göre tedavi etmelidir.» — Ebû Bekir er-Râzî