Basra İrfanı ve Erken Dönem Tasavvufunun Kurucu Şahsiyeti
İslâm irfan havzaları arasında Basra, hüznün, haşyetin ve nefis muhasebesinin beşiğidir. Tâbiîn neslinin ulu imamı Hasan-ı Basrî'den neşet eden bu mektep, hicrî 3. asırda en olgun meyvelerinden birini Ebû Ya'kûb İshak b. Mûsâ es-Sûsî el-Basrî (v. 310 civarı/922) hazretleri ile vermiştir. Aslen Huzistan'ın Sûs şehrinden olup Basra'da neşvünemâ bulan Sûsî, devrinin bütün meşâyihi tarafından hürmetle anılan bir velâyet kutbudur.
Sûsî, tasavvuf silsilelerinde Seyyidü't-Tâife Cüneyd-i Bağdâdî'nin bizzat feyz aldığı ve "üstadım" diye hitap ettiği ender şahsiyetlerdendir. Ferîdüddin Attâr Tezkiretü'l-Evliyâ'sında Sûsî'yi "Tevhid deryasının dalgıcı, ihlas madeninin sarrafı" olarak vasfeder. Onun sülûkü, Basra'nın haşyet iklimini Şam ve Lübnan dağlarının uzlet zühdüyle taçlandırmıştır.