Fustat ve Nil Havzası İrfanı: Zünnûn Sonrası Mısır Tasavvufu
İslâm tasavvufunun Mısır havzasındaki serüveni, marifetullahın piri Zünnûn-ı Mısrî (v. 245/859) ile küresel bir boyut kazanmıştır. Zünnûn'un vefatından sonra Fustat şehrinde teşekkül eden ilim ve irfan meclislerinin en parlak temsilcisi, Ebû Bekir ez-Zakkâk el-Kebîr el-Mısrî hazretleridir. "Zakkâk" unvanı, tulum veya kırba imalatıyla meşgul olmasından neşet etmiş olup, o da selefleri gibi elinin emeğiyle geçinen melâmet meşrepli bir ariftir.
Mısır tasavvuf mektebi, Bağdat'ın kelâmî ve nazarî ağırlığına mukabil, kalbî amellerin derinlemesine teftişine, nefsin en kuytu köşelerine sızan riya ve gurur tortularının ayıklanmasına odaklanmıştır. Zakkâk, bu mektebin en titiz "kalp müfettişi" olarak temayüz etmiştir. İbnü'l-Cevzî'nin Sıfatü's-Safve'sinde kaydettiği gibi, Zakkâk gecelerini Nil kenarındaki hücrelerinde gözyaşlarıyla teheccüd kılarak, gündüzlerini ise çarşıda helal rızık peşinde dervişlerine edeb ve ihlas talim ettirerek geçirmiştir.