Kâdî Ebû Bekir el-Bâkıllânî'nin İlmi Şahsiyeti ve Eş'arî Kelâmındaki Konumu
İslâm düşünce tarihinin yetiştirdiği en parlak kelâm âlimi ve mantık ustalarından biri olan Kâdî Ebû Bekir Muhammed b. et-Tayyib el-Bâkıllânî (ö. 403 / 1013), İmâm Ebü'l-Hasan el-Eş'arî'den sonra Eş'arî mezhebini felsefî ve mantıkî temeller üzerinde kurumsallaştıran ikinci kurucu (el-Müessisü's-Sânî) kabul edilir. Basra'da doğup Bağdat'ta kādılkudâtlık makamına kadar yükselen Bâkıllânî, Abbâsî halifesi Azudüddevle tarafından Bizans sarayına elçi olarak gönderilmiş ve Bizans ulemasıyla yaptığı münazaralarda İslâm akidesini muazzam bir mantıkla savunmuştur.
Bâkıllânî, hem fıkıhta Mâlikî mezhebinin en büyük imamlarından biri, hem de kelâmda akıl ile nakli kusursuz bir te'lif ile birleştiren bir metodologdur. İ'câzü'l-Kur'ân, et-Temhîd ve el-İnsâf gibi eserleriyle Mu'tezile, Cehmiyye, Kerrâmiyye ve Müşebbihe fırkalarının ifrat ve tefritlerini aklî delillerle çürütmüştür.
«Akıl, vahyin tasdikçisi ve hüccetin idrak vasıtasıdır. Akılla temellenmeyen bir iman taklitten ibarettir; fakat naklin nurundan mahrum bir akıl da karanlıkta yolunu kaybeder.» — Kâdî Ebû Bekir el-Bâkıllânî