İsfahan Hadis Mektebi ve Âl-i Mende Hanedanı
Hicrî dördüncü asırda İsfahan, İslâm coğrafyasının en zengin hadis kütüphanelerine ve en velûd muhaddis ailelerine sahip kadim bir ilim merkeziydi. Bu şehirde yüzyıllar boyunca hadis ve sünnet sancağını elinde tutan en meşhur aile ise şüphesiz Âl-i Mende (Mendeoğulları) hanedanı idi. Bu ailenin şanını bütün İslâm âlemine yayan, ilim yolculuklarıyla efsaneleşen siması ise Ebû Abdillâh Muhammed b. İshak b. Muhammed b. Yahyâ İbn Mende el-Abdî el-İsfahânî'dir (310-395 / 922-1005).
İbn Mende, ilimle yoğrulmuş bir evde doğdu. Dedesi İbrahim b. Mende ve babası Ebû Ya'kûb İshak b. Mende, devirlerinin mutemet hadis hafızlarıydı. Henüz yirmili yaşlarına gelmeden İsfahan'daki bütün hadis meclislerini hatmeden genç Muhammed, kalbinde dinmek bilmeyen bir rıhle (ilim hicreti) ateşiyle yola çıktı. İsfahan'dan ayrılırken genç bir delikanlıydı; memleketine döndüğünde ise saçları bembeyaz olmuş, sırtında kırk deve yükü kitap taşıyan cihanşümul bir hadis şeyhiydi.
Zehebî, Siyeru A'lâmi'n-Nübelâ'da onun hakkında: 'İslâm tarihinde onun kadar uzun süre seyahat eden, onun kadar çok belde dolaşan ve onun kadar çok şeyhten hadis toplayan bir başka hafız bilinmemektedir' der. İbn Mende, İsfahan mektebini sadece yerel bir havza olmaktan çıkarıp doğu ile batıyı sünnet bağıyla birbirine bağlayan evrensel bir irfan köprüsüne dönüştürmüştür.