Câbir b. Hayyân’ın Tarihî Şahsiyeti, Kûfe Çevresi ve İmam Câ’fer-i Sâdık İrtibatı
Ebû Mûsâ Câbir b. Hayyân el-Ezdî et-Tûsî el-Kûfî (yaklaşık 101-197 / 721-815), hem İslâm Doğu medeniyetinde hem de Orta Çağ Latin dünyasında (Geber adıyla) kimyanın ve deneysel tabiat araştırmalarının babası kabul edilir. Horasan’ın Tûs şehrinde doğup genç yaşta devrin ilim ve felsefe merkezi olan Kûfe’ye yerleşen Câbir; felsefe, tıp, astronomi, riyâziye ve bilhassa madenler ve tabiî cisimlerin havassı üzerinde devrim mahiyetinde eserler vermiştir.
Câbir b. Hayyân, eserlerinin pek çok yerinde kendisini Ehl-i Beyt’in büyük imamı Hz. Câ’fer-i Sâdık’ın (v. 148/765) talebesi olarak zikreder: 'Hocam Câ’fer b. Muhammed bana emretti ki...' diyerek başlattığı tahliller, onun hem zâhirî laboratuvar deneylerini hem de bâtınî-tasavvufî tefekkürünü İmam Câ’fer’in ilim meclisinden devraldığını gösterir. Câbir’in ilmî metodolojisi, kuru bir maden eritme zanaatı (san’atü’l-kîmiyâ) değil; tabiatın ilâhî kelimelerini ve kozmik ahengini okuma çabasıdır.
«Kimyevî ameliyelerimiz birer sihirbazlık değildir; tabiatın koynunda gizlenmiş olan ilâhî mîzânı keşfetmek ve noksan olanı kemâle erdirmektir.» — Câbir b. Hayyân
Abbâsîlerin ünlü Bermekî ailesinin himayesinde Bağdat ve Kûfe laboratuvarlarında çalışan Câbir; damıtma, süblimleştirme, kalsinasyon ve kristalleştirme gibi kimyanın temel operasyonel yöntemlerini sistematize eden ilk büyük dehadır.