Ali b. Rabbân et-Taberî: Firdevsü'l-Hikme, İslâm Tıbbının İlk Büyük Ansiklopedisi ve Tabiat Felsefesi Külliyâtı
Dört Hılt Teorisi, Biyomedikal İlaçlar, Hint ve Grek Tıbbı Mukayesesi ile Rûhânî Tedavi İlkeleri
FASIL I: Ali b. Rabbân et-Taberî'nin Hayatı ve İslâm Bilim Tarihindeki Öncü Rolü
İslâm medeniyetinde tıp, tabiat felsefesi ve dinler tarihi sahasında telif edilmiş ilk ansiklopedik eserin müellifi olan Ebü'l-Hasan Alî b. Sehl Rabbân et-Taberî (yaklaşık 783-858), Hazar Denizi kıyısındaki Taberistan'ın Merv şehrinde köklü bir Süryânî Hıristiyan hekim ve bilgin ailesinde dünyaya gelmiştir. Babası Sahl, Tektîb-i Tevrat ve İncil tercümanı, riyaziye ve hendese âlimi olduğu için 'Rabbân' (üstat, muallim) unvanıyla anılmış; oğlunu da Yunanca, Süryânîce, Farsça ve tıp ilimleriyle mücehhez bir dahi olarak yetiştirmiştir. Abbâsî halifeleri Mu'tasım-Billâh, Vâsik-Billâh ve nihayet Mütevekkil-Alellâh dönemlerinde saray kâtibi, müşaviri ve başhekimi olarak görev yapan Taberî, Mütevekkil'in huzurunda İslâm'ı seçerek 'ed-Dîn ve'd-Devle' adlı meşhur teolojik müdafaanamesini yazmıştır. Ancak onu bilim tarihinin altın sayfalarına kaydeden en büyük başarısı, 850 yılında tamamladığı ve Ebû Bekir er-Râzî gibi tıp devlerinin hocası olmasını sağlayan 'Firdevsü'l-Hikme' adlı anıtsal şaheseridir.
FASIL II: Firdevsü'l-Hikme'nin Metodolojisi ve Ansiklopedik Mimarisi
Firdevsü'l-Hikme (Hikmet Cenneti), İslâm tıp literatüründe dağınık tercümeler döneminden sistemli ansiklopedik telif dönemine geçişin ilk ve en parlak abidesidir. Eser yedi ana bölümden (nev'), 30 kısım (makāle) ve 360 fasıldan meydana gelir. Taberî, eserin girişinde bilginin gayesini 'insanın nefsini ve bedenini ıslah ederek Hakîm-i Mutlak olan Yaratıcı'nın nizamına mutabık yaşamak' olarak tarif eder. Eserde sadece insan anatomisi ve hastalıklar değil; felsefe, mantık, psikoloji, embriyoloji, zooloji, botanik, meteoroloji, astronomi ve farmakoloji birbirini tamamlayan organik bir kozmoloji çerçevesinde ele alınır. Taberî'ye göre tabip, sadece nabız tutan bir zanaatkâr değil; kâinatın dört unsurunu, gök cisimlerinin hareketlerini ve nefsin mertebelerini bilen kâmil bir 'hakîm' (filozof hekim) olmak zorundadır.
FASIL III: Dört Element (Anâsır-ı Erbaa) ve Dört Hılt (Ahlat-ı Erbaa) Fizyolojisi
Firdevsü'l-Hikme'nin biyolojik ve fizyolojik omurgası, Hipokrat ve Galen'den tevarüs edilen ancak İslâmî tefekkür süzgecinden geçirilerek geliştirilen Dört Hılt (Ahlat-ı Erbaa) nazariyesine dayanır. Taberî, kâinattaki dört kurucu unsur olan Ateş (sıcak-kuru), Hava (sıcak-yaş), Su (soğuk-yaş) ve Toprak (soğuk-kuru) ile insan bedenindeki dört sıvı (Safra, Kan, Balgam, Sevda) arasındaki mükemmel tekabüliyeti kurar. Bedenin sağlığı, bu dört sıvının niteliksel ve niceliksel dengesine (itidal / mizaç); hastalıklar ise bu dengenin bir tarafa doğru bozulmasına (sû-i mizaç) bağlıdır. Müellif, her bir mizacın insan psikolojisi, karakteri, rüya tipleri ve yatkın olduğu hastalıklar üzerindeki tesirlerini klinik gözlemlerle açıklar.
FASIL IV: Grek, Hint ve İran Tıp Mirasının İlk Mukayeseli Sentezi
Firdevsü'l-Hikme'yi bilim tarihinde eşsiz kılan en mühim özelliklerden biri, İslâm tıp yazıcılığında Hint tıbbına (Âyurveda) ayrılmış ilk ve en kapsamlı bölümü ihtiva etmesidir. Eserin son bölümünde Taberî, meşhur Hint tıp kaynakları olan Çaraka Samhita, Suşruta Samhita, Nidana ve Ashtanga Hridaya'nın ilkelerini Arapçaya aktarır. Hint tıbbının üç hayati kuvvet (Vata/Rüzgar, Pitta/Safra, Kapha/Balgam) teorisini İslâmî hılt teorisiyle mukayese eder. Aynı zamanda Hipokrat'ın Aforizmalar'ı ve Galen'in anatomik metinleriyle Cündişâpûr tıp okulunun pratik tedavi yöntemlerini birleştirir. Bu sentez, İslâm medeniyetinin bilginin evrenselliğini nasıl içselleştirdiğinin ve farklı medeniyet havzalarını nasıl potasında erittiğinin en somut kanıtıdır.
FASIL V: Embriyoloji, Doğum Bilgisi ve Organların Teşekkülü
Eserin insan yaratılışına ayrılan fasılları, İslâm embriyoloji tarihinin en erken detaylı metinleridir. Taberî, meninin rahimdeki ilk döllenme anından başlayarak nutfe, alaka, mudga evrelerini Kur'ânî âyetlerin ışığında ve dönemin anatomik gözlemleriyle izah eder. Ceninin organlarının teşekkül sırasını tartışır; kalbin ilk hareket eden ve can taşıyan merkez olduğunu, ardından beynin ve karaciğerin şekillendiğini savunur. Hamilelik süresince annenin beslenmesi, psikolojik hallerinin cenin üzerindeki etkileri, doğum anomalileri ve zor doğumlarda uygulanacak müdahaleler son derece rasyonel ve modern hekimliği hayrete düşürecek bir dikkatle anlatılır.
FASIL VI: Psikiyatri, Rûhî Hastalıklar ve Beden-Zihin İrtibatı
Ali b. Rabbân et-Taberî, psikiyatri ve psikoterapinin İslâm dünyasındaki öncülerindendir. Firdevsü'l-Hikme'de melankoli (mâlihulyâ), delilik (cünûn), uykusuzluk, unutkanlık, vesvese ve sevda hastalıklarının beyin fonksiyonları ve bedensel sıvılarla irtibatını inceler. Ona göre beyin; duyuların, hayal gücünün ve aklın merkezidir. Ancak Taberî, psikolojik rahatsızlıkların sadece kimyasal veya hıltî bozukluklardan kaynaklanmadığını; ahlâkî zaaflar, keder, yalnızlık ve günah duygusunun da bedeni tahrip ettiğini belirtir. Tedavide müzikoterapi, güzel kokular, telkin, dost sohbetleri ve manevi tevekkül gibi psikososyal araçların kullanılmasını şart koşar.
FASIL VII: Farmakoloji, Tıbbî Bitkiler ve Mürekkep İlaçlar (Akrabâdîn)
Eserin geniş bir bölümü botanik, zooloji ve mineralojiye dayalı ilaç bilimine (farmakoloji) ayrılmıştır. Taberî, yüzlerce tıbbî bitkinin (adaçayı, safran, çörek otu, zencefil, sinameki, kâfur vb.) kuruluk, yaşlık, sıcaklık ve soğukluk derecelerini tespit eder. Basit ilaçların (müfredât) yanı sıra, birden fazla etken maddenin bir araya getirilmesiyle hazırlanan macunlar, şuruplar, merhemler ve tiryaklar gibi mürekkep ilaçların (mürekkebât) formüllerini verir. Hangi ilacın hangi organa nüfuz edeceğini, taşıyıcı maddelerin rolünü ve zehirlerin panzehirlerini kimyasal hassasiyetle açıklar.
FASIL VIII: Koruyucu Hekimlik (Hıfzü's-Sıhha) ve Çevre Sağlığı
Taberî'nin tıp felsefesinde 'tedavi'den önce 'hıfzü's-sıhha' yani sağlığın korunması gelir. Sağlıklı bir hayat için altı zorunlu ilke (el-esbâbü's-sitte ez-zarûriyye) vazeder: Temiz hava, dengeli yeme-içme, hareket ve sükûn (spor ve dinlenme), uyku ve uyanıklık dengesi, zararlı maddelerin bedenden atılması (istifrâğ) ve nefsânî hallerin (öfke, sevinç, keder) kontrolü. Şehirlerin yerleşim yerlerinin seçiminde rüzgar yönlerinin, bataklıklardan uzak durmanın, su kaynaklarının berraklığının ve mevsim geçişlerindeki hijyen kurallarının ehemmiyetini vurgular.
FASIL IX: Râzî'nin Hocası Olarak Taberî ve Klinik Gözlem Geleneği
Ali b. Rabbân et-Taberî'nin İslâm tıp tarihindeki en büyük tesirlerinden biri, tıp dehası Ebû Bekir Muhammed b. Zekeriyyâ er-Râzî'ye hocalık yapmış olmasıdır. Rey şehrinden Bağdat'a gelen Râzî, tıp eğitiminin temel prensiplerini ve empirik klinik gözlem metodunu Taberî'den öğrenmiştir. Taberî'nin kitaplarında yer alan vaka analizleri, hastanın başında tutulan gözlem notları ve dogmatik metinleri tecrübe süzgecinden geçirme cesareti, öğrencisi Râzî vasıtasıyla 'el-Hâvî' gibi dünya çapında anıtsal klinik tıp külliyâtına dönüşmüştür.
FASIL X: Firdevsü'l-Hikme'nin Dünya Bilim Tarihindeki Mirası
Firdevsü'l-Hikme, İslâm tıp düşüncesinin temellerini atan ve sonrasında İbn Sînâ'nın 'el-Kânûn fî't-Tıbb'ına zemin hazırlayan kurucu bir anıttır. Eser, Doğu ile Batı arasında sadece Grek mirasını aktarmakla kalmamış; Asya ve Hint tecrübesini de Akdeniz dünyasıyla buluşturmuştur. Bugün Taberî'nin bu eseri; tıp tarihi, mukayeseli felsefe, etnobotanik ve tıp ahlâkı araştırmalarında İslâm medeniyetinin insan sağlığına ve kâinatın ahengine dair geliştirdiği derin vizyonun ilk görkemli şahidi olarak hürmetle tetkik edilmektedir.