Ali b. Îsâ el-Kehhâl ve Tezkiretü'l-Kehhâlîn: Göz Hekimliği ve Görme Metafiziği
Ortaçağ İslâm tıbbının en büyük göz tabibi Şerefüddîn Ali b. Îsâ el-Kehhâl'in (ö. 420/1030 civarı) hem Doğu'da hem Batı'da asırlarca temel başvuru kaynağı olmuş, göz anatomisini ve cerrahisini modern tıbbın temellerine bağlayan tıp klasiği.
FASIL I: Ali b. Îsâ el-Kehhâl'in Biyografisi ve Bağdat Tıp Ekolü
Şerefüddîn Ali b. Îsâ el-Kehhâl (V. / XI. yüzyıl başı), İslâm medeniyetinin altın çağında Bağdat Bîmâristânı'nda (Adudî Hastanesi) başhekimlik yapmış, yalnızca İslâm dünyasında değil, Ortaçağ Avrupası'nda "Jesu Haly" veya "Eben Jesu" adıyla anılarak yüzyıllarca tıbbın mutlak otoritesi kabul edilmiş dahi bir hekimdir. Kendisine "Kehhâl" (göz hekimi) unvanının verilmesi, ömrünü sadece ve sadece oftalmolojiye (ilmü'l-kihâle) adamış olmasındandır.
Ali b. Îsâ, antik Grek hekimleri Hipokrat, Galen ve Efesli Rufus'un eserlerini derinlemesine tetkik etmiş; ancak onları körü körüne taklit etmek yerine, bizzat gerçekleştirdiği yüzlerce kadavra diseksiyonu (teşrih) ve klinik ameliyat tecrübesiyle onların hatalarını tashih etmiştir.
FASIL II: Tezkiretü'l-Kehhâlîn'in Yapısı ve Metodolojisi
Ali b. Îsâ'nın başyapıtı olan Tezkiretü'l-Kehhâlîn (Göz Hekimlerinin El Kitabı / Hatırası), üç büyük kitaptan (cüz) meydana gelir:
- Birinci Kitap (Teşrîh-i Ayn): Gözün anatomisi, yedi tabakası, üç sıvısı, kasları ve optik sinirlerin beyinle irtibatı.
- İkinci Kitap (Emrâzu'l-Ayn ez-Zâhire): Göz kapakları, kornea, konjonktiva ve gözyaşı kanallarının dıştan görülebilen hastalıkları (trahom, arpacık, şalazyon vb.) ve tedavileri.
- Üçüncü Kitap (Emrâzu'l-Ayn el-Bâtıne ve'l-Edviye): Gözün iç tabakalarını ilgilendiren gizli marazlar (katarakt, glokom, gece körlüğü, retina problemleri) ve göz hekimliğinde kullanılan 140'ı aşkın ilacın farmakolojik formülleri.
FASIL III: Göz Anatomisi: Yedi Tabaka ve Üç Sıvı Doktrini
Ali b. Îsâ, göz küresini mükemmel bir kozmik küre olarak tasvir eder. Göz, birbirini saran yedi koruyucu tabaka ve bu tabakaların merkezinde yer alan üç saf sıvıdan meydana gelir:
| Göz Katmanı | Arapça / Tıbbî İsmi | Modern Anatomik Karşılığı | Fizyolojik & Optik Vazifesi |
|---|---|---|---|
| 1. Tabaka | et-Tabakatü'l-Mültehime | Konjonktiva (Conjunctiva) | Gözü dış darbelerden koruyan en dış saydam zar |
| 2. Tabaka | et-Tabakatü'l-Karniyye | Kornea (Cornea) | Işığı kırarak gözün içine odaklayan boynuzsu tabaka |
| 3. Tabaka | et-Tabakatü'l-İnebiyye | Uvea / İris (Iris) | Gözün rengini veren ve ışık miktarını ayarlayan üzümsü tabaka |
| 4. Tabaka | et-Tabakatü'l-Örümcekî | Lens Kapsülü | Göz merceğini saran son derece ince örümcek ağı zar |
| 5. Tabaka | et-Tabakatü'ş-Şebekiyye | Retina (Retina) | Gelen ışık hayallerini optik sinire aktaran ağsı tabaka |
| 6. Tabaka | et-Tabakatü'l-Meşîmiyye | Koroid (Choroid) | Gözü besleyen kılcal damar yatağı |
| 7. Tabaka | et-Tabakatü's-Salbe | Sklera (Sclera) | Göz küresinin şeklini koruyan beyaz sert tabaka |
Gözün merkezinde ise üç sıvı bulunur: Rutûbet-i Beyziyye (Aköz hümör - yumurta akı kıvamında), Rutûbet-i Celîdiyye (Kristalin Lens - buz kıvamında, görmenin asıl merkezi) ve Rutûbet-i Zücâciyye (Vitreöz hümör - cam kıvamında koruyucu sıvı).
FASIL IV: Katarakt Cerrahisi ve Trahom Tedavisinde Öncülük
Ali b. Îsâ, kataraktı (el-mâu'n-nâzil / inen su) tanımlayan ve cerrahi yolla tedavisini adım adım resmeden ilk hekimlerdendir. İçi boş metal bir iğne (mikdah) kullanarak göz bebeğini örten kesifleşmiş tabakayı göz küresinin altına itme (depression) veya çekme yöntemini mükemmelleştirmiştir.
Ayrıca ameliyat öncesinde hastanın acı duymaması için uyuşturucu bitkilerden (banotu ve afyon karışımı) elde edilen lokal anestezi usullerini ilk defa cerrahiye tatbik edenlerden biridir. Ortadoğu'nun endemik veba niteliğindeki hastalığı olan trahomun dört klinik evresini eksiksiz tespit etmiş ve göz kapağı ameliyatlarını modern tekniklere en yakın şekilde tarif etmiştir.
FASIL V: Optik Sinirler (Âsâb-ı Mücevvefe) ve Beyin-Göz İrtibatı
Ali b. Îsâ, iki gözden çıkan optik sinirlerin beyin tabanında birbirleriyle çaprazlama birleştikleri kavşağı (Kiyazma optikum / el-asabetü'l-müsellebe) hayranlık uyandırıcı bir hassasiyetle çizmiştir. İki gözün eşyayı çift görmemesinin ve tek bir idrakte birleştirmesinin sırrını bu kiyazmada açıklayan hekim; optik sinirlerin beynin ön ventrikülüyle olan irtibatını göstererek nöro-oftalmolojinin ilk temellerini atmıştır.
FASIL VI: Basar'dan Basiret'e: Görme Metafiziği ve Nûr Teorisi
Ali b. Îsâ, tıbbî tahlillerini salt bir mekanik cerrahi ile sınırlamaz; gözü, ruhun dış âleme açılan en mukaddes penceresi olarak görür. Gözdeki fiziksel görme yetisi (basar), kalpteki manevî idrak ve keşif nurunun (basiret) cismanî bir izdüşümüdür:
Gözü korumak, sadece biyolojik bir sıhhat değil; aynı zamanda kalbin ilahî tecellîlere ayna olmasını temin eden manevî bir ibadettir.
FASIL VII: Batı Dünyasına Tesiri ve Eserin Evrensel Mirası
Tezkiretü'l-Kehhâlîn, XII. yüzyılda Latinceye (Tractatus de Oculis Jesu Hali) tercüme edilmiş; Venedik'te 1497, 1499 ve 1500 yıllarında basılmıştır. Rönesans Avrupası'nda göz hekimleri XVIII. yüzyıla kadar ameliyatlarında Ali b. Îsâ'nın kitabını el kitabı olarak kullanmışlardır. Modern tıbbın büyük tarihçisi George Sarton, Ali b. Îsâ'yı "İslâm dünyasının en eksiksiz ve en tesirli göz hekimi" olarak tavsif eder.