Alî b. Rıdvân’ın Hayatı ve Gîze’den Fâtımî Sarayı Başhekimliğine Yükselişi
Hicrî beşinci asrın ilk yarısında (miladî on birinci yüzyıl) Fâtımî hilâfetinin başkenti Kahire, Doğu Akdeniz'in en parlak ilim ve tıp merkezlerinden biriydi. Ebü'l-Hasen Alî b. Rıdvân b. Ca'fer el-Mısrî (v. 453/1061), Gîze'de son derece yoksul bir fırıncının oğlu olarak dünyaya geldi. İmkânsızlıklara rağmen tıp, felsefe, astronomi ve mantık sahasında kendini yetiştirdi; geceleri sokak kandillerinin ışığında Hipokrat ve Galen'in eserlerini mütalaa etti.
Üstün teşhis kabiliyeti, klinik gözlem titizliği ve riyâzî mantığı sayesinde Fâtımî Halifesi el-Müstansır-Billâh döneminde saray başhekimliğine (reîsü'l-etıbbâ) tayin edildi. Kendi hayatını kaleme aldığı otobiyografik risalesi, Ortaçağ İslâm dünyasında bir hekimin otodidaktik (kendi kendine) yetişme tecrübesini anlatan nâdir belgelerden biridir.