Akşemseddîn'in Maddetü'l-Hayât tıp eseri, tarihte ilk mikrop (tohum-ı maraz) tezi, Risâletü'n-Nûriyye tasavvuf külliyatı, İstanbul'un fethindeki manevî rehberliği ve bâtınî şifacılık.
Akşemseddîn Muhammed b. Hamza ve Maddetü'l-Hayât: Bâtınî Tıp, Mikroorganizma Nazariyesi ve Risâletü'n-Nûriyye Külliyatı
FASIL 1: Akşemseddîn'in Soy Kütüğü, Şam'dan Amasya'ya Hicreti ve Gençlik Tahsili
Muhammed b. Hamza el-Dımaşkî el-Osmânî (792-863 / 1390-1459), tarihin Akşemseddîn (Dinin Ak Güneşi / Beyaz Şems'i) nâmıyla tanıdığı ulu velî, tabip ve mütefekkirdir. Nesebi baba cihetiyle Hz. Ebû Bekir es-Sıddîk'a (r.a.) ulaşan bir sıddîkî seyyiddir. Şam'da doğmuş; yedi yaşında babası Şeyh Hamza (Kurtboğan) ile birlikte Anadolu'ya, Amasya'nın Kavak nahiyesine hicret etmiştir.
Küçük yaşta Kur'ân-ı Kerîm'i hıfzeden Akşemseddîn, Amasya ve Osmancık medreselerinde zâhirî ilimleri ikmal etmiş; tefsir, hadis, fıkıh, Arap edebiyatı ve bilhassa tıp ilminde devrinin üstadı olarak Osmancık Medresesi'ne müderris tayin edilmiştir. Yüzünün nuranî beyazlığı, daima beyaz libas giymesi ve bâtınî ilimlerdeki parıltısı sebebiyle mürşidi tarafından kendisine 'Akşemseddîn' lakabı verilmiştir.
Küçük yaşta Kur'ân-ı Kerîm'i hıfzeden Akşemseddîn, Amasya ve Osmancık medreselerinde zâhirî ilimleri ikmal etmiş; tefsir, hadis, fıkıh, Arap edebiyatı ve bilhassa tıp ilminde devrinin üstadı olarak Osmancık Medresesi'ne müderris tayin edilmiştir. Yüzünün nuranî beyazlığı, daima beyaz libas giymesi ve bâtınî ilimlerdeki parıltısı sebebiyle mürşidi tarafından kendisine 'Akşemseddîn' lakabı verilmiştir.
FASIL 2: Maddetü'l-Hayât ve Tarihte İlk Kez Mikroorganizma (Canlı Mikrop) Tespiti
Akşemseddîn'in tıp ilmindeki en mühim eseri Türkçe kaleme aldığı Maddetü'l-Hayât (Hayat Maddesi) adlı kitaptır. Bu eserde Akşemseddîn, tıp tarihinde çığır açan şu tarihî tespiti mikroskobun icadından ve Pasteur ile Koch'tan tam dört asır evvel kaydetmiştir:
'Cümle marazların (hastalıkların) nev'i nev'i asılları vardır. Bazı marazlar insandan insana sirayet eder (bulaşır). Bu sirayet yoluyla geçen hastalıklar, sanıldığı gibi kendiliğinden veya havanın bozulmasından husule gelmez. Belki gözle görülmeyecek kadar küçük canlı tohumlar (tohum-ı maraz / mikroplar) vasıtasıyla insandan insana geçer. Bu tohumlar canlıdır, havada ve temasta intişar eder; vücuda girdiğinde orada neşv ü nemâ bulur (çoğalır) ve bedeni hasta eder.'Bu ifade, modern mikrobiyoloji ve bulaşıcı hastalıklar epidemiyolojisinin dünyadaki ilk sarih ve noksansız bilimsel tarifidir.
FASIL 3: Ruh-Beden İttihadı ve Bâtınî Tıbbın Esasları
Akşemseddîn'e göre insan vücudu, nefs, ruh ve cesedin iç içe geçtiği bir berzahtır. Maddî hastalıklar nefsânî ve ruhanî dengesizliklerden; ruhanî marazlar ise bedenin gıda ve kan dengesizliğinden neş'et edebilir. Akşemseddîn, devrin vezirlerinden Çandarlı Halil Paşa'nın kızını ve Kazasker Süleyman Çelebi'yi tedavi ederken hem bitkisel terkipleri (kürleri) hem de esmâ zikirleri ve nefes dualarını (rukyeyi) mezcetmiştir.
O, tıp ile tasavvufun birbirini tamamladığını savunur: Tabip bedenin cerahatini temizlerken, mürşid-i kâmil kalbin manevî cerahatlerini (kibir, riyâ, haset, ucub) izale eder.
O, tıp ile tasavvufun birbirini tamamladığını savunur: Tabip bedenin cerahatini temizlerken, mürşid-i kâmil kalbin manevî cerahatlerini (kibir, riyâ, haset, ucub) izale eder.
FASIL 4: Hacı Bayrâm-ı Velî'ye İntisap, Boyunduruk İmtihanı ve Hilâfet
Zâhirî ilimlerde müderrislik makamına ulaştıktan sonra kalbinde manevî bir boşluk hisseden Akşemseddîn, devrin kutbu Hacı Bayrâm-ı Velî'ye intisap etmek üzere Ankara'ya gitmiştir. Ancak şeyhi dükkan dükkan dolaşıp dervişleri için sadaka toplarken görünce bunu nefsine ağır bularak Halep'e, Şeyh Zeynüddîn Hâfî'ye gitmek üzere yola çıkmıştır.
Halep'e vardığı gece rüyasında boynuna bir zincir takıldığını ve zincirin diğer ucunun Ankara'da Hacı Bayrâm'ın elinde olduğunu görmüştür. Uyanır uyanmaz büyük bir pişmanlıkla Ankara'ya dönmüş; Hacı Bayrâm'ın ekin biçen müridlerinin arasına girerek nefsini kırmak için köpeklere verilen aştan yemiştir. Şeyhi onun bu ihlâsını görünce boynundaki manevî zinciri çözmüş ve onu çilehâneye koymuştur. Kısa sürede seyr u sülûkünü ikmal ederek Bayrâmiyye tarikatının baş halifesi olmuştur.
Halep'e vardığı gece rüyasında boynuna bir zincir takıldığını ve zincirin diğer ucunun Ankara'da Hacı Bayrâm'ın elinde olduğunu görmüştür. Uyanır uyanmaz büyük bir pişmanlıkla Ankara'ya dönmüş; Hacı Bayrâm'ın ekin biçen müridlerinin arasına girerek nefsini kırmak için köpeklere verilen aştan yemiştir. Şeyhi onun bu ihlâsını görünce boynundaki manevî zinciri çözmüş ve onu çilehâneye koymuştur. Kısa sürede seyr u sülûkünü ikmal ederek Bayrâmiyye tarikatının baş halifesi olmuştur.
FASIL 5: İstanbul'un Fethi ve Sultan II. Mehmed'in Manevî Mimarı
II. Murad'ın vasiyetiyle genç şehzade Mehmed'in (Fâtih) terbiyesine memur edilen Akşemseddîn, 1453 İstanbul muhasarası esnasında ordunun ve genç padişahın en büyük manevî dayanağı olmuştur. Muhasaranın uzadığı, Bizans'a yardıma gelen Ceneviz donanmasının Haliç'e girmesiyle ümitsizliğin baş gösterdiği en buhranlı günlerde Fâtih'e yazdığı mektuplar birer irade ve iman abidesidir:
'Himmetini âli tut sultanım! Gevşeklik gösterme. Cenâb-ı Hakk bu fethi sana nasip eyleyecektir. Kul tedbiri alır, takdir Allâh'ındır.'
Hücresinde secdeye kapanarak başından sarığı düşene kadar ağlayıp dua ettiği ve nihayet secdeden kalkarak 'Elhamdülillâh, şu saatte İslâm askeri kaleye girdi!' müjdesini verdiği tarihî an, fethin manevî şifresidir.
'Himmetini âli tut sultanım! Gevşeklik gösterme. Cenâb-ı Hakk bu fethi sana nasip eyleyecektir. Kul tedbiri alır, takdir Allâh'ındır.'
Hücresinde secdeye kapanarak başından sarığı düşene kadar ağlayıp dua ettiği ve nihayet secdeden kalkarak 'Elhamdülillâh, şu saatte İslâm askeri kaleye girdi!' müjdesini verdiği tarihî an, fethin manevî şifresidir.
FASIL 6: Ebû Eyyûb el-Ensârî'nin (r.a.) Kabr-i Şerîfinin Keşfi
Fethin hemen akabinde Sultan Mehmed, Peygamber Efendimiz'in (s.a.v.) mihmandarı olan yüce sahabi Ebû Eyyûb el-Ensârî'nin (Hâlid b. Zeyd) surlar dibindeki kabrinin bulunmasını rica etmiştir. Akşemseddîn, fetihten sonraki günlerde sur dışındaki tepeye giderek murakabeye dalmış ve keşf-i tâm ile kabrin yerini tayin etmiştir.
'Şu noktayı kazınız, iki arşın derinlikte mermer bir taş zuhur edecek; o taşın üzerinde Kûfî hatla Ebû Eyyûb el-Ensârî'nin ismi yazılıdır' buyurmuştur. Kazı yapıldığında aynen buyurduğu gibi mezar taşı ve sahabînin mübarek na'şı bozulmamış halde bulunmuş; Fâtih derhal oraya türbe ve cami inşa ettirmiştir.
'Şu noktayı kazınız, iki arşın derinlikte mermer bir taş zuhur edecek; o taşın üzerinde Kûfî hatla Ebû Eyyûb el-Ensârî'nin ismi yazılıdır' buyurmuştur. Kazı yapıldığında aynen buyurduğu gibi mezar taşı ve sahabînin mübarek na'şı bozulmamış halde bulunmuş; Fâtih derhal oraya türbe ve cami inşa ettirmiştir.
FASIL 7: Risâletü'n-Nûriyye: Tasavvuf ve Vahdet-i Vücûd Müdafaası
Akşemseddîn sadece bir aksiyon adamı değil, derin bir tasavvuf nazariyatçısıdır. Arapça kaleme aldığı Risâletü'n-Nûriyye adlı eserinde, İbnü'l-Arabî ve Sadreddîn-i Konevî mektebinin Vahdet-i Vücûd doktrinini Ehl-i Sünnet omurgası üzerinde şerh etmiştir.
Eserde nûrun mertebeleri (Nûr-ı Zâtî, Nûr-ı Sıfâtî, Nûr-ı Esfârî), kalbin letaifi ve fenâfillâh halleri incelenir. Mutasavvıflara yöneltilen haksız ithamları ve zındıklık iddialarını çürütmek üzere Def'u Metâini's-Sûfiyye adlı müstakil bir risale daha yazarak şeriat ile hakikatin asla çatışmayacağını ispat etmiştir.
Eserde nûrun mertebeleri (Nûr-ı Zâtî, Nûr-ı Sıfâtî, Nûr-ı Esfârî), kalbin letaifi ve fenâfillâh halleri incelenir. Mutasavvıflara yöneltilen haksız ithamları ve zındıklık iddialarını çürütmek üzere Def'u Metâini's-Sûfiyye adlı müstakil bir risale daha yazarak şeriat ile hakikatin asla çatışmayacağını ispat etmiştir.
FASIL 8: Göynük Halveti, Dünyadan İstiğnâ ve Ebedî Miras
İstanbul'un fethinden sonra Fâtih Sultan Mehmed kendisine vezirlik, saraylar ve hediyeler teklif etmiş; ancak Akşemseddîn saltanatın ihtişamından ve şöhret afetinden kaçarak Bolu'nun Göynük kasabasına çekilmiştir. Orada kendi elleriyle bir değirmen ve mescid inşa etmiş, ömrünün son demlerini talebe yetiştirerek ve tefekkürle geçirmiştir.
1459 yılında Göynük'te dâr-ı bekāya irtihal eden Akşemseddîn, arkasında mikroorganizmayı asırlar önce keşfeden tıp risaleleri, tasavvuf şaheserleri ve bir cihan imparatorluğunun manevî fethini bırakmıştır.
1459 yılında Göynük'te dâr-ı bekāya irtihal eden Akşemseddîn, arkasında mikroorganizmayı asırlar önce keşfeden tıp risaleleri, tasavvuf şaheserleri ve bir cihan imparatorluğunun manevî fethini bırakmıştır.
FASIL IX: Kitâbü't-Tıbb ve Bitkisel Farmakoloji: Kanserin İlk Tariflerinden Biri
Akşemseddîn'in Kitâbü't-Tıbb adlı eserinde yüzlerce tıbbî nebatın, kökün ve madenin terkip formülleri yer alır. Bilhassa o devirde tedavisi imkânsız görülen 'Seratân' (Kanser / Habis Urlar) üzerinde durmuş; urların cerrahî olarak tamamen temizlenmesi gerektiğini, aksi takdirde tohumlarının vücuda yayılarak hastayı helak edeceğini yazmıştır.
Ruh ve beden dengesini kuran diyet listeleri, bal şerbeti, çörekotu, zeytinyağı, üzerlik tohumu ve sülük tatbikatlarıyla koruyucu hekimliğin (hıfzıssıhha) Osmanlı'daki en büyük temsilcisi olmuştur.
Ruh ve beden dengesini kuran diyet listeleri, bal şerbeti, çörekotu, zeytinyağı, üzerlik tohumu ve sülük tatbikatlarıyla koruyucu hekimliğin (hıfzıssıhha) Osmanlı'daki en büyük temsilcisi olmuştur.
FASIL X: Akşemseddîn'in İrşâd Metodolojisi ve Mânevî Mirası
Akşemseddîn müridlerine daima şu tavsiyelerde bulunurdu:
1. Lokma Helal Olmalıdır: Boğazından tek bir şüpheli lokma geçen sâlikin kalbi kararır, zikrinden lezzet alamaz.
2. İlim ile Amel İkiz Kardeştir: Amelsiz ilim vebâl, ilimsiz amel ise dalâlettir.
3. Halka Hizmet Hakk'a Hizmettir: Tabip hastasını tedavi ederken hastadan ücret talep etmeyi değil, Allah'ın rızasını ve şifaya vesile olmayı niyet etmelidir.
Göynük'teki türbe-i şerifi asırlardır bir feyiz ve şifa kaynağı olarak ziyaret edilmekte; Fâtih'in hocası, tabiblerin pîri Akşemseddîn nâmı gönüllerde yaşamaktadır.
1. Lokma Helal Olmalıdır: Boğazından tek bir şüpheli lokma geçen sâlikin kalbi kararır, zikrinden lezzet alamaz.
2. İlim ile Amel İkiz Kardeştir: Amelsiz ilim vebâl, ilimsiz amel ise dalâlettir.
3. Halka Hizmet Hakk'a Hizmettir: Tabip hastasını tedavi ederken hastadan ücret talep etmeyi değil, Allah'ın rızasını ve şifaya vesile olmayı niyet etmelidir.
Göynük'teki türbe-i şerifi asırlardır bir feyiz ve şifa kaynağı olarak ziyaret edilmekte; Fâtih'in hocası, tabiblerin pîri Akşemseddîn nâmı gönüllerde yaşamaktadır.
✦ FASIL IV: Maddetü'l-Hayât ve Mikroorganizmaların İlk Keşfi
İstanbul'un manevi fatihi, Hacı Bayrâm-ı Velî'nin baş halifesi Şeyh Mehmed Şemseddin Akşemseddin (ö. 863/1459), tasavvuftaki gavsiyet derecesinin yanında Osmanlı tababetinin en büyük dehâsıdır. Onun Türkçe olarak kaleme aldığı tıp kitabı Maddetü'l-Hayât, tıp tarihinde mikrobiyolojinin ilk yazılı beyanını içerir.
Batı'da Fracastoro ve Pasteur'den asırlar önce Akşemseddin şöyle yazmıştır: "Hastalıkların insanlarda birer birer ortaya çıktığını sanmak hatadır. Hastalık, insandan insana bulaşmak suretiyle geçer. Bu bulaşma, gözle görülemeyecek kadar küçük, fakat canlı tohumlar (tohm-ı hayy / mikrop) vasıtasıyla olur." Bu dâhiyane teşhis, salgın hastalıkların karantina, sirke ve temiz su ile önlenmesi gerektiğini tıbbî bir kural olarak yerleştirmiştir.
Batı'da Fracastoro ve Pasteur'den asırlar önce Akşemseddin şöyle yazmıştır: "Hastalıkların insanlarda birer birer ortaya çıktığını sanmak hatadır. Hastalık, insandan insana bulaşmak suretiyle geçer. Bu bulaşma, gözle görülemeyecek kadar küçük, fakat canlı tohumlar (tohm-ı hayy / mikrop) vasıtasıyla olur." Bu dâhiyane teşhis, salgın hastalıkların karantina, sirke ve temiz su ile önlenmesi gerektiğini tıbbî bir kural olarak yerleştirmiştir.
✦ FASIL V: Risâletü'n-Nûriyye: Tasavvufi Müşâhede ve Nefis Mertebeleri
Akşemseddin'in tasavvufi şaheseri olan Risâletü'n-Nûriyye, dönemin bazı zâhir ulemasının tasavvufa yönelttiği tenkitleri çürüten bir tevhîd beyannamesidir. Eserde zikrin insan dimağında ve aurasında meydana getirdiği nurani titreşimler (hâlât-ı cezbe) izah edilir.
PERSISTENT ALWAYS-VISIBLE 50 ROOMS QUICK JUMP PANEL AT BOTTOM OF EVERY PAGE
🏛️ 50 İLİM ODASI HIZLI ERİŞİM PANELİ
Melekût, Peygamberler, Veliler, Parapsikoloji ve Havas odaları arasında tek tıkla geçiş yapın: