Ahmed Cevdet Paşa'nın İlmi ve Siyasî Şahsiyeti
On dokuzuncu asır Osmanlı düşüncesinin ve devlet bürokrasisinin en mühim siması olan Ahmed Cevdet Paşa (1822-1895); fakih, müverrih, dilci, mantıkçı, sosyolog ve devlet adamı vasıflarını şahsında cem etmiş bir Osmanlı dâhisidir. Lofça'da başlayan hayatı, Fâtih medreselerinde aldığı derin İslâmî ilimler tahsiliyle temellenmiş, ardından Mustafa Reşid Paşa ve Encümen-i Dâniş muhitinde devrin modern ihtiyaçlarıyla yoğrulmuştur.
Cevdet Paşa, klasik İslâm ilimlerine ve fıkıh metodolojisine sarsılmaz bir vukûfiyetle bağlı kalırken, Osmanlı Devleti'nin maruz kaldığı zeval ve buhran tehlikesini aşmak için modern teşkilatlanma ve kanunlaştırma hareketlerinin öncüsü olmuştur. Mecelle-i Ahkâm-ı Adliyye'nin telif heyeti reisliğiyle İslâm hukukunu modern kodifikasyon formuna kavuşturan Paşa, aynı dirayeti tarih sahasında da göstererek Târîh-i Cevdet'i vücuda getirmiştir.
«Tarih bir kuru hikâye veya geçmişin vukuatını nakleden bir kütük değildir; tarih, sebepler ile neticeler arasındaki irtibatı tahlil eden, beşeriyetin tecrübelerinden geleceğe dair ibret ve hikmet çıkaran bir basiret meşalesidir.» — Ahmed Cevdet Paşa
Onun bu tarih anlayışı, Osmanlı vakanüvislik geleneğini İbn Haldûn'un Umrân İlmî ile taçlandıran bir dönüm noktasıdır.