Abdurrahmân es-Sûfî'nin Hayatı, Rey ve Şiraz Sarayı, Adudüddevle ile İlmî Ortaklığı
Ebü'l-Hüseyn Abdurrahmân b. Ömer b. Muhammed b. Sehl es-Sûfî (291–376 / 903–986), Rey (günümüz Tahran civarı) şehrinde doğmuş ve 10. yüzyılın en büyük pratik astronomu ve gözlemcisi olarak tarihe geçmiştir. Lakabındaki 'es-Sûfî' unvanı, onun zühd ve takva ehli sade bir hayat sürdüğüne, tasavvufî tefekkür ile gökyüzü gözlemini birbirinden ayrılmaz bir bütün kabul ettiğine işaret eder.
Sûfî'nin ilmî kariyeri, Büveyhî hükümdarı ve büyük bilim hâmisi Adudüddevle (saltanatı: 338–372 / 949–983) ile tanışmasıyla zirveye ulaşmıştır. İsfahan ve Şiraz rasathanelerinde hükümdarın desteğiyle devasa çapta halkalı usturlaplar (zâtü'l-halak) ve gök küreleri inşa eden Sûfî, geceler boyu gökyüzünü tarayarak çıplak gözle görülebilen tüm sabit yıldızların parlaklıklarını ve konumlarını yeniden ölçmüştür. Adudüddevle, Sûfî'yi sadece bir saray astronomu değil, aynı zamanda en yakın ilmî danışmanı ve dostu kabul etmiştir.
«Gökyüzü, kâinatın Yaratıcısı tarafından yazılmış azametli bir kitaptır; her yıldız bu kitapta nûrânî bir harf, her takımyıldız ise ilahî bir kelimedir.»
Sûfî'nin 964 (h. 353) yılında tamamlayarak Adudüddevle'ye ithaf ettiği Kitâbü Suveri'l-Kevâkibi's-Sâbite, sonraki bin yıl boyunca Doğu'da ve Batı'da sabit yıldızlar konusunda başvurulan mutlak başvuru kaynağı olmuştur.