Kahire İlimler Kubbesi ve Allâme el-Münâvî'nin Şahsiyeti
On altıncı ve on yedinci asırların dönümünde, Osmanlı Mısır'ının ve Ezher-i Şerîf'in tartışmasız ilim kutbu olan Zeynüddîn Muhammed Abdurraûf b. Tâcil'ârifîn b. Nûreddîn Ali el-Münâvî el-Haddâdî el-Kâhirî (hicrî 952-1031 / miladî 1545-1621); hadis, fıkıh, lügat, tıp, tarih ve tasavvuf sahalarında yüzlerce telif vücuda getirmiş ansiklopedik bir dehadır.
Aslen Yukarı Mısır'ın Münyetü İbnil-Hasîb (Münâ) kasabasından Kahire'ye göç etmiş köklü ve dindar bir ulema ailesine mensuptur. Babası Tâcü'l-Ârifîn, devrinin büyük Şâfiî fakihi ve sûfîsiydi. Münâvî henüz küçük yaşta Kur'an'ı ve devrin temel metinlerini hıfzetmiş; Şemseddin er-Remlî, İbn Hacer el-Heytemî'nin talebeleri ve Abdülvehhâb eş-Şa'rânî mektebinin seçkin üstatlarından ders almıştır.
Münâvî, günün yirmi dört saatini ders okutmak, fetva vermek, hadis tahkik etmek ve tasavvufî murakabede bulunmakla geçirirdi. Zehebî ve Sehâvî çizgisindeki hadis tenkidi ile Gazzâlî ve Şa'rânî çizgisindeki kalp tasfiyesini şahsında mükemmelen mezcetmişti. Çevresindeki hasetçilerin iftiraları ve zehirleme teşebbüsleri sebebiyle ömrünün son yıllarında felç geçirmiş, lakin felçli halde yatağında dahi oğluna eserlerini dikte ettirmeye devam ederek ilim cihadını terk etmemiştir.