FASIL I: Kutb-ı A'zam Abdülkerîm el-Cîlî'nin Hayatı, İlim Muhiti ve Metafizik Mirası
Hicri 767 (Miladi 1365) senesinde Bağdat yakınlarında Dicle ve Fırat nehirlerinin bereketli havzasında yer alan Cîl kasabasında dünyaya gelen Kutbü'l-Muhakkikîn Seyyid Abdülkerîm b. İbrâhîm b. Abdülkerîm el-Cîlî (k.s.), baba tarafından Ehl-i Beyt'e ve kutbü'l-aktâb Gavs-ı A'zam Seyyid Abdülkadir Geylânî hazretlerine intisap eden asil bir nesebin temsilcisidir. Henüz genç yaşlarında zâhirî ilimlerde (tefsir, hadis, usûl-i fıkıh, Arap lügatı ve Me'ânî) tahsilini ikmal etmiş; ardından gönlündeki tevhîd-i zâtî ve hakîkat aşkıyla Yemen'in Zebîd ve San'a ilim havzalarına intikal etmiştir.
Yemen'in Zebîd şehrinde, İsmâil el-Cebertî hazretlerinin manevi terbiyesi altına giren Cîlî, burada senelerce halvet, riyâzet, murâkabe ve zikr-i dâimî ile nefis tezkiyesini tamamlamış; zâhir ile bâtın ilimlerini şahsında cem ederek 'Kutbiyet' makamına yükselmiştir. Hindistan, Hicaz, Mısır ve Şam diyarlarını dolaşmış; her menzilde ariflerle ve ulemayla mülakatlar yapmıştır. Vefatı Hicri 832 (Miladi 1428) senesinde vuku bulmuştur.
Cîlî, İslam tasavvuf düşüncesinde Şeyhü'l-Ekber Muhyiddîn İbnü'l-Arabî ve Sadreddin Konevî çizgisinin en büyük, en mükemmel ve en sistematik şârihidir. İbnü'l-Arabî'nin Fütûhât-ı Mekkiyye ve Fusûsü'l-Hikem'deki dağınık ve remizli ifadelerini, Cîlî mantıkî bir hiyerarşi, kusursuz bir mimari ve şeriat ölçülerine tam mutabık bir vukufla tasnif etmiştir.
FASIL II: el-İnsânü'l-Kâmil Şaheseri: Telif Sebebi, Gayesi ve Eserin İskeleti
Cîlî'nin telif ettiği el-İnsânü'l-Kâmil fî Ma'rifeti'l-Evâhir ve'l-Evâil (Sonların ve İlklerin Bilinmesinde Kâmil İnsan); tasavvuf metafiziğinin zirve metnidir. Cîlî bu eseri yazma gayesini şöyle açıklar: 'Cenâb-ı Hak bana varlığın gayb-ı mutlakından şehâdet âlemine kadar nasıl tenezzül ettiğini, sonra tekrar Zât'a nasıl urûc ettiğini müşahede ettirdiğinde; aklın hayrete düşeceği bu hakikatleri basiret ehline bir rehber kılmak istedim.'
Eser 63 ana bâbdan meydana gelir. İlk bâblar Zât, Sıfat ve Esmâ-i İlâhiyye'nin mertebelerini tahlil ederken; orta bâblar kâinatın yaradılış safhalarını, Akl-ı Evvel'i, Nûr-ı Muhammedî'yi, Levh-i Mahfûz'u, Arş-ı A'zam'ı, Kürsî'yi, Yedi Kat Gökleri ve Dört Unsuru inceler. Son bâblar ise İnsân-ı Kâmil'in bu mertebeleri kendi nefsinde nasıl meczettiğini, kutbiyet, gavsiyet ve hilafet makamlarını tafsil eder.
FASIL III: İnsân-ı Kâmil Doktrini: Mikrokozmos ile Makrokozmosun Tevhidi
Cîlî'nin felsefesinde insan sıradan bir et-kemik yığını veya biyolojik bir organizma değildir. İnsân-ı Kâmil; Cenâb-ı Hakk'ın bütün esmâ ve sıfâtını zâtında toplayan, kâinat kitabının özeti ve ilahi tecellîgâhın kemâl aynasıdır. Kâinat büyük bir insan (el-İnsânü'l-Kebîr), insan ise dürülmüş büyük bir kâinattır (el-Âlemü's-Sagîr).
Cîlî bu hakikati şöyle açıklar: Gökyüzündeki burçlar ve felekler, insanın dimağındaki ve lâtifelerindeki merkezlerin maddî suretleridir. Güneş insanın kalbine, Ay dimağına, Merih gazap kuvvetine, Zühre şehvet ve muhabbetine, Müşteri ruhanî adaletine, Utârid fikrî zekâsına, Zuhal ise hafıza ve sabır derinliğine tekabül eder. Kâinatta ne varsa insanın nefsinde mevcuttur; fakat insan bunların çoğundan gaflet perdesi sebebiyle bihaberdir.
FASIL IV: Hakîkat-i Muhammediyye: İlk Yaratılış ve Kozmik Âdem
Cîlî, İnsân-ı Kâmil'in mutlak, ezeli ve ebedi şahsiyetinin Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v.) olduğunu ilan eder. Kâinatta ilk var edilen şey 'Nûr-ı Muhammedî'dir. Hadis-i şerifte: 'Âdem henüz su ile çamur arasındayken ben peygamberdim' buyrulmasının bâtınî manası budur.
Diğer bütün peygamberler (Hz. Âdem, Nûh, İbrâhîm, Mûsâ, Îsâ) ve kutuplar, Hakîkat-i Muhammediyye güneşinin farklı devirlerdeki hilalleri ve yansımalarıdır. Cîlî der ki: Resûlullah (s.a.v.) her asırda kâmil velilerin ve kutupların suretinde zuhur eder; hakikatte mürşidlerin irşat eden ruhu onun nurudur.
FASIL V: Kırk Varlık Mertebesi (Merâtibü'l-Vücûd): Âmâ'dan Nâsût'a Kozmolojik Merdiven
Cîlî'nin Merâtibü'l-Vücûd risalesinde varlık 40 kademede izah edilir. Varlık, mutlak tenzih ve lâ-taayyün olan 'el-Amâ' (karanlık bulut) mertebesinden başlar:
- 1-10. Mertebeler (Uluhiyet & Sıfât): Ahadiyet, Vâhidiyet, Rahmâniyet, Rubûbiyet, Hayat, İlim, İrade, Kudret, Kelâm, Semi' ve Basar nurları.
- 11-20. Mertebeler (Ceberût & Melekût): Akl-ı Evvel (İlk Kalem), Nefs-i Külliyye (Levh-i Mahfûz), Heyûlâ (İlk Madde), Cism-i Küll, Şekil, Arş-ı A'zam, Kürsî, Felek-i Atlas ve Sabit Yıldızlar.
- 21-30. Mertebeler (Seyyareler & Felekler): Yedi gezegen feleği (Zuhal'den Ay'a kadar), Felek-i Esîr, Dört Unsur (Ateş, Hava, Su, Toprak).
- 31-40. Mertebeler (Mevâlîd-i Selâse & İnsan): Madenler (Cemâdât), Bitkiler (Nebâtât), Hayvanlar (Hayvânât), Melekler, Cinler ve nihayet dairenin zirvesinde bütün bu 39 mertebeyi cem eden İnsân-ı Kâmil.
FASIL VI: Letaif-i Hamse ve Bâtınî Dönüşüm Yolu
Cîlî, insanın manevi yapısında 5 temel letaif merkezini tarif eder: Kalp (ilahi isimlerin tecellîgâhı), Ruh (hayat ve muhabbet menbaı), Sır (müşahede makamı), Hafî (vahdet deryası) ve Ahfâ (mutlak zâtî sır). Mürid, nefis tezkiyesi ile süflî tabiattan bu letaiflerin nuruna yükseldiğinde İnsân-ı Kâmil sırrına vasıl olur.