FASIL I: Esmâ Terkibi İlmi Nedir? İlaçların Kimyası ve Ruhun Reçetesi
Esmâ-i Hüsnâ, Cenâb-ı Hakk'ın kâinattaki sonsuz tecellilerini tanıtan ilahi pencerelerdir. Tıpkı bir tabibin hastasına tek bir etken madde vermek yerine, hastalığın tabiatına göre birkaç şifalı bitkiyi veya kimyasal bileşeni karıştırarak özel bir şurup hazırlaması gibi; irfan ehli mürşidler de müritlerinin ruhi marazlarını tedavi etmek için Esmâ-i Hüsnâ'yı ikili, üçlü ve dörtlü kombinasyonlar (terkipler) halinde tavsiye etmişlerdir.
Tek bir esmâ bazen aşırı celâlî tecelli ederek sâlikte hararet ve daralma yapabilir; bu sebeple celâlî isimler daima cemâlî isimlerle dengelenir. Örneğin 'Yâ Azîz' (Celâl) ismi 'Yâ Kerîm' (Cemâl) ile cem edilir; böylece izzet ve heybet, şefkat ve cömertlikle dengeli bir ahlak meyvesi verir.
FASIL II: En Meşhur İkili Esmâ Sinerjileri ve Havas Tesirleri
Asırlar boyunca tecrübe edilmiş en tesirli ikili esmâ terkipleri şunlardır:
- «Yâ Hayy, Yâ Kayyûm» (Ebced: 18 + 156 = 174): Hayat ve varlığı ayakta tutma sırrıdır. Resûlullah Efendimiz sıkıntı anında bu iki ismi zikrederdi. Ruhsal tükenmişliğe, unutkanlığa ve basiretsizliğe en büyük tiryaktır.
- «Yâ Fettâh, Yâ Rezzâk» (Ebced: 489 + 308 = 797): Kapalı kapıları açma ve helal rızkı celbetme formülüdür. Ticarette bereket, borçtan kurtuluş ve nasip açılması için sabah namazı akabinde vird edinilir.
- «Yâ Câmî', Yâ Vedûd» (Ebced: 114 + 20 = 134): Dağılanı bir araya getirme ve ilahi muhabbet bağı kurma terkibidir. Aile içi huzursuzlukların izalesi ve küslerin barışması için okunur.
- «Yâ Alîm, Yâ Hakîm» (Ebced: 150 + 78 = 228): Zihin açıklığı, ezber kabiliyeti ve hikmetli konuşma için talebelerin ve ilim taliplerinin virdidir.
- «Yâ Kâfî, Yâ Şâfî»: Maddi ve manevi hastalıklara karşı ilahi kifayet ve şifa kapısıdır.
FASIL III: Üçlü ve Dörtlü Esmâ Matrisleri: Celâl ve Cemâl İttifakı
Büyük krizler, ağır musibetler ve manevi tıkanıklıklarda okunan üçlü büyük terkip:
«Yâ Melik, Yâ Kuddûs, Yâ Selâm» (Ebced: 90 + 170 + 131 = 391)
Bu üç isim Haşr Sûresi'nin son âyetinde ardı ardına zikredilir. Melik ismi mülkteki tasarrufu, Kuddûs ismi her türlü ayıp ve kirden arınmayı, Selâm ismi ise dünya ve ahiret selametini temin eder. Kalbinde korku ve anksiyete taşıyan bir kimse bu terkibe devam ettiğinde, kalbi adeta ilahi bir kaleye dönüşür.
FASIL IV: Kişisel Esmâ Terkibini Bulma ve Ebced Uyumlaması
Geleneksel Havas metodolojisinde kişinin anne adı ile kendi adının Ebced-i Kebîr toplamı hesaplanır; çıkan sayısal değere denk gelen veya en yakın olan Esmâ-i Hüsnâ belirlenir. Bu isim kişinin fıtrat frekansına en yakın esmâdır.
Ancak Ehl-i Sünnet büyükleri bu hesabı bir kehanet veya zorunluluk olarak değil, bir tevafuk ve odaklanma vesilesi saymışlardır. Asıl olan, kulun kendi ahlakında hangi fazilete ihtiyaç duyuyorsa o esmâya yönelmesidir: Sabra muhtaç olan 'Yâ Sabûr', affetmekte zorlanan 'Yâ Afüvv', haksızlığa uğrayan 'Yâ Adl' ve 'Yâ Hakem' ismine sarılmalıdır.
FASIL V: Esmâ Zikrinin Ahlaka Dönüşmesi ve Tevhid Mertebesi
Esmâ zikrinin nihai gayesi harikalar göstermek veya dünyalık elde etmek değildir. İmam Kuşeyrî er-Risâle'sinde buyurur: 'Kulun Allah'ın isimleriyle ahlaklanması (tahalluk bi ahlâkillâh), o isimlerin manasını nefsinde fiiliyata dökmesidir.'
Allah'ın 'Rahîm' ismini zikreden kimse mahlukata karşı merhametli olmadıkça; 'Settâr' ismini zikreden kimse kardeşinin ayıbını örtmedikçe; 'Gaffâr' ismini çeken kimse kendisine yapılan kusurları bağışlamadıkça o zikrin hakiki lezzetine ve ruhanî semeresine eremez.
BÖLÜM V: Kalp Hastalıkları ve Vesveseye Karşı 'Yâ Kuddûs Yâ Selâm' Tertibi
Ruhsal bunalımlar, iç huzursuzluklar, anksiyete ve vesveseler nefs-i emmârenin ve şeytanın kalbe attığı karanlık oklardır. Bu manevi marazların en büyük devası 'Yâ Kuddûs Yâ Selâm' terkibidir. El-Kuddûs ismi kalbi her türlü şirk, kin, haset ve kirden arındırırken; Es-Selâm ismi o kalbe cennet sükûneti, emniyet ve huzur zerk eder. Her gün 170 veya 370 defa bu iki isim zikredilip sağ el göğsün üzerine konularak nefes alıp verildiğinde göğüs kafesinde derin bir inşirâh tecellî eder.
BÖLÜM VI: İzzet ve Heybet İçin 'Yâ Azîz Yâ Cebbâr Yâ Mütekebbir' Üçlüsü
İslam büyükleri ve kumandanlar, zâlimlerin ve hasım orduların karşısına çıkmadan önce Cenâb-ı Hakk'ın bu üç kahr ve izzet ismini vird edinmişlerdir. El-Azîz mağlup edilmesi imkânsız olan mutlak galibi; El-Cebbâr kırılanları onarıp dilediğini zorla yaptıran kudreti; El-Mütekebbir ise büyüklük ve azamet sahibi olan Zât'ı ifade eder. Bu terkip zâlimin kalbine korku salar, mazluma ise sarsılmaz bir vakar bağışlar.
BÖLÜM VII: Hikmet ve Basiret İçin 'Yâ Hakîm Yâ Habîr Yâ Nûr' Tertibi
Eşyanın perde arkası hakikatlerini temaşa etmek, olayların akıbetini doğru tahlil etmek ve feraset sahibi olmak isteyen ilim talipleri için 'Yâ Hakîm Yâ Habîr Yâ Nûr' zikri bir meşaledir. Yatsı namazından sonra 100'er defa bu isimler zikredildiğinde basiret perdesi incelir, rüyalar sadıklaşır ve akıl ilahi hikmetle nurlanır.
BÖLÜM VIII: Esmâ Terkiplerinin İcazet ve Edep Kaideleri
Esmâ-i Hüsnâ birer şifa eczanesidir. İlaçların dozajı olduğu gibi esmâların da ebced adetleri ve terkipleri hikmet taşır. Sâlik bu terkipleri kendi başına dünyevi hırsları celbetmek için bir büyü gibi değil; sırf Allah'ın rızasını kazanmak, ahlâkını güzelleştirmek ve nefsini ıslah etmek maksadıyla zikretmelidir. Niyet hâlis olduğunda netice selamet olur.
Celâlî ve Cemâlî Esmâların Çapraz Kutupsallığı: Zıt İsimlerin Kalp Simyasındaki Tevhidi
El-Kâbıd / El-Bâsıt ve El-Muzill / El-Mu'izz Dengesinde İnsân-ı Kâmil'in Kemâl Noktası
Cenâb-ı Zât-ı Zülcelâl, varlığı zıtların imtizacı üzerine halk etmiştir. Şeyhü'l-Ekber İbnü'l-Arabî'nin Fusûsü'l-Hikem'de beyan buyurduğu vechile: "Cenâb-ı Hakk kâinatı iki eliyle yaratmıştır; o iki elden biri Celâl, diğeri Cemâl'dir. İkisi birleştiğinde Kemâl zâhir olur." Sâlik sırf Celâl esmâlarıyla meşgul olursa kalbinde kabz, şiddet ve hararet galebe çalar; helak olma tehlikesi doğar. Sırf Cemâl esmâlarıyla meşgul olursa bu sefer rehavet, laubalilik ve gaflet pençesine düşer. Hakikat, bu iki kutbun kalbî simyada mezcedilmesidir (Cem'ü'l-Ezdâd).
| Celâlî Tecellî (Kahr / Sıkma) | Cemâlî Tecellî (Lütuf / Açma) | Kemâlî Sentez (Tevhîd Makamı) | Mistik Fonksiyon ve Netice |
|---|---|---|---|
| El-Kâbıd (الْقَابِضُ): 903 | El-Bâsıt (الْبَاسِطُ): 72 | El-Hakîm / El-Adl | Nefsi sıkarak terbiye eder, kalbi açarak feyizlendirir. |
| El-Müzill (الْمُذِلُّ): 770 | El-Mu'izz (الْمُعِزُّ): 117 | Zü'l-Celâli ve'l-İkrâm | Düşmanı ve nefsi zelil kılar, rûhu izzete erdirir. |
| El-Hâfıd (الْخَافِضُ): 1481 | Er-Râfi' (الرَّافِعُ): 351 | El-Melikü'l-Kuddûs | Kibri yerin dibine batırır, tevazuyu göklere yükseltir. |
| El-Mümît (الْمُمِيتُ): 490 | El-Muhyî (الْمُحْيِي): 68 | El-Hayyü'l-Kayyûm | Kötü huyları öldürür, kalpte marifetullahı diriltir. |
| Ed-Dârr (الضَّارُّ): 1001 | En-Nâfi' (النَّافِعُ): 201 | El-Vâsî / El-Kâfî | Zararın da faydanın da tek kaynaktan geldiğini idrak ettirir. |
1. Çapraz Zikir Formülleri
Arifler bu sebeple zıt isimleri bir arada zikretmeyi (örneğin: "Yâ Kâbıd Yâ Bâsıt", "Yâ Mu'izz Yâ Müzill") emretmişlerdir. Bu çapraz vird, sâlikin kalbinde bir fırtına koparıp ardından ilâhî bir dinginlik inşa eder. Kalp, tıpkı iki kutuplu bir dinamoda olduğu gibi yüksek voltajlı bir irfan enerjisi üretir; nefs-i emmârenin dengesi bozularak Hakk'a teslim olur.
7 Gezegen ve Feleğe Göre Esmâ-i Hüsnâ Saatleri ve Günlük Zikir Takviminin İcrası
Keldani Saat Taksimatı, Madenler, Buhurlar ve Gezegen Melekût Hükümdarları
Göklerin ve yerin yaratılışındaki ilâhî ahenk, yedi feleğin ve seyyarelerin hareketleriyle dünya boyutuna yansır. Havas ilminde her günün ve gün içindeki 24 saatin (12 gündüz, 12 gece) bir gezegene ve o gezegenin melekûtî müvekkeline bağlı olduğu sabittir. Esmâ-i Hüsnâ'nın tasarrufu, bu kozmik saatlerin tabiatıyla birleştiğinde tesir kat be kat artar.
| Gün | Gezegen | Melekût Meliki | Münasip Esmâlar | Buhur ve Maden |
|---|---|---|---|---|
| Pazar | Şems (Güneş) | Seyyid Rukyâîl | El-Hayy, El-Kayyûm, El-Melik, El-Azîz | Lüban (Akgünlük), Sandal / Altın |
| Pazartesi | Kamer (Ay) | Seyyid Cebrâîl | El-Latîf, Er-Rahmân, El-Mübîn, El-Kuddûs | Misk, Kâfûr / Gümüş |
| Salı | Merih (Mars) | Seyyid Semsemâîl | El-Kahhâr, El-Cebbâr, El-Kaviyy, El-Müntakım | Kırmızı Sandal, Üzerlik / Demir |
| Çarşamba | Utârid (Merkür) | Seyyid Mîkâîl | El-Alîm, El-Hakîm, El-Habîr, El-Fettâh | Câvî, Sakız / Cıva (Zeytin Ağacı) |
| Perşembe | Müşteri (Jüpiter) | Seyyid Sarfiyâîl | El-Kerîm, Er-Rezzâk, El-Vâsî, El-Kebîr | Ud-ı Hindî, Amber / Kalay |
| Cuma | Zühre (Venüs) | Seyyid Anyâîl | El-Vedûd, El-Cemîl, El-Vahhâb, El-Mecîd | Gül, Menekşe / Bakır (Pirinç) |
| Cumartesi | Zuhal (Satürn) | Seyyid Kesfiyâîl | El-Kuddûs, El-Mütekebbir, Es-Sabûr, El-Adl | Mey'a-i Sâile, Katran / Kurşun |
1. Gezegen Saatlerinin Hesaplanış Metodu
Güneşin doğuşundan batışına kadar geçen dakika müddeti 12'ye bölünerek o günün Gündüz Saati uzunluğu bulunur. Aynı şekilde batıştan ertesi günün doğuşuna kadar olan süre 12'ye bölünerek Gece Saati tayin edilir. Pazar gününün 1. saati Şems ile başlar; Zühre, Utârid, Kamer, Zuhal, Müşteri, Merih sırasıyla döner. Havas ehli, celb ve muhabbet için Zühre ve Müşteri; kahr ve def için Merih ve Zuhal; ilim ve hikmet için Utârid ve Şems saatlerini gözetir.
Seyr-i Sülûk Mertebelerine Göre Saliklerin Esmâ Virdleri (Nefs-i Emmâre'den Kâmile'ye)
Yedi Nefis Basamağında Kalbî Dönüşümün Esmâ Anahtarları ve Letaif Zikirleri
Tasavvuf terbiyesinde Esmâ-i Hüsnâ zikri, sâlikin nefs mertebelerini tırmanarak fenâfillâh ve bekâbillâh makamlarına ermesi için reçete edilen manevî ilaçlardır. Pîrân-ı izâm (İmam Gazâlî, Şâh-ı Nakşibend ve Seyyid Abdülkadir Geylânî), nefsin yedi tavrına (Etvâr-ı Seb'a) denk düşen zikir usullerini şöyle tertip etmişlerdir:
1. Mertebe: Nefs-i Emmâre (Kötülüğü Şiddetle Emreden Nefis)
Temel İlleti: Şehvet, gazap, kibir, hased ve gaflet. Âlemi: Mülk âlemi.
Virdi: "LÂ İLÂHE İLLALLÂH" (Kelime-i Tevhîd). Günde en az 70.000 (yahut 7.000) defa. Nefsin putlarını balyoz gibi parçalar. Seyri: Seyr ilallâh (Allah'a doğru seyir).
2. Mertebe: Nefs-i Levvâme (Kendini Kınayan, Pişman Olan Nefis)
Temel İlleti: Ucüb (kendini beğenme), gizli riyâ ve istikrarsızlık. Âlemi: Berzah/Misâl âlemi.
Virdi: "ALLÂH" (Lafza-i Celâl). Günde en az 5.000 defa kalbî darb ile. Sâlik günahlarından dehşetle nedamet duyar, kalbi teyakkuz kazanır. Seyri: Seyr lillâh.
3. Mertebe: Nefs-i Mülhime (İlhama Mazhar Olan Nefis)
Hâli: İlim, cömertlik, kanâat, tevâzu ve ledünnî keşiflerin başlangıcı. Âlemi: Ceberût âlemi.
Virdi: "HÛ" (Mutlak Gayb İsmi). Günde en az 3.000 defa. Kalpte masivâ yakılır; zâtî tecellîlerin meltemi eser. Seyri: Seyr alallâh.
4. Mertebe: Nefs-i Mutmainne (Huzura ve Sükûna Ermiş Nefis)
Hâli: Şüphelerden arınmış yakin imân, tevekkül, rıza ve sabır. Âlemi: Melekût âlemi.
Virdi: "HAKK" (الْحَقُّ). Günde 1.000 defa. Şüphe karanlıkları zail olur; hakikat güneşi batmamak üzere doğar. Seyri: Seyr maallâh.
5. Mertebe: Nefs-i Râdiye (Rabbinden Razı Olmuş Nefis)
Hâli: Başa gelen her celâl ve cemâl tecellîsini aynı lezzetle karşılama, kahrı lütuf bilme.
Virdi: "HAYY" (الْحَيُّ). Ebedî hayat sırrı tecellî eder; sâlikin kalbi dirilir, fâni dünyadan tamamen vazgeçer. Seyri: Seyr fi'llâh.
6. Mertebe: Nefs-i Mardiyye (Rabbinin Kendisinden Razı Olduğu Nefis)
Hâli: İhlâs-ı tâm, mahlûkâta şefkat, kusurları örtme ve ilâhî ahlâk ile ahlaklanma.
Virdi: "KAYYÛM" (الْقَيُّومُ). Kâinatın ilâhî kudretle ayakta durduğunu bizzat müşahede eder; tasarruf ehli kılınır. Seyri: Seyr 'anillâh.