FASIL I: Cifr İlminin Menşei: Hz. Ali ve İmam Ca'fer-i Sâdık Ekolü

İslam ilimler tarihinde İlm-i Cifr (veya Cefr); olayların, gaybî işaretlerin, tarihlerin ve kâinattaki hadiselerin Arap harflerinin sayısal değerleri (Ebced) ve sembolik açılımları vasıtasıyla çözümlenmesini konu edinen bâtınî bir ilim dalıdır.

Tarihsel rivayetlere göre Cifr ilminin ilk yazılı metni, bizzat Hz. Ali b. Ebî Tâlib (k.v.) tarafından bir kuzu derisi (Cifr) üzerine yazılmıştır. Bu metin daha sonra Ehl-i Beyt imamlarından İmam Ca'fer-i Sâdık (a.s.) tarafından sistemleştirilmiş; Cifr-i Câmi' (Genel Cifr) ve Cifr-i Ahmer (Kızıl Cifr) adıyla iki ana mecmuaya ayrılmıştır.

İbn Haldûn Mukaddime'sinde Cifr ilmini etraflıca tahlil etmiş; devletlerin yükseliş ve çöküş tarihlerinin, hanedan ömürlerinin bu ilimle hesaplanabildiğini kaydetmiştir.

FASIL II: Ebced ile Cifr Arasındaki İnce Metodolojik Ayrım

Halk arasında Ebced ile Cifr sıklıkla birbiriyle karıştırılır. Oysa aralarında şu temel fark vardır:

  • Ebced: 28 Arap harfinin sabit sayısal değerleridir (Elif=1, Bâ=2, Cîm=3... Gayn=1000). Durgun ve matematiksel bir kodlama sistemidir.
  • Cifr: Harflerin ve sayıların birbirine dönüştürülmesi (Bast, Teksir, İmtizac), harf unsurlarının (Ateş, Hava, Su, Toprak) tahlili ve zaman efemerisleriyle birleştirilerek anlam üretilmesidir. Cifr, hareketli ve dinamik bir harf cebiridir.

FASIL III: Hurûf-ı Mukattaa ve 14 Nûrânî Harf Matrisi

Kur'an-ı Kerim'in 29 sûresinin başında yer alan Hurûf-ı Mukattaa (Elif-Lâm-Mîm, Yâ-Sîn, Tâ-Hâ, Hâ-Mîm, Kâf-Hâ-Yâ-Ayn-Sâd vb.); Cifr ve Havas ilminin en mukaddes anahtarlarıdır. Tekrarlar çıkarıldığında tam 14 Nûrânî Harf kalır (Arap alfabesinin tam yarısı!).

Bu 14 harf bir araya getirildiğinde şu meşhur tevhid cümlesi teşekkül eder: 'Nassun hakîmun kâtıun lehu sirrun' (Hikmet sahibi, kesin ve sırrı olan bir nasstır!). Bu harfler, melekût âleminden yeryüzüne inen şifreli frekans sütunlarıdır.

[ Google AdSense - İlgili Külliyat Reklam Alanı 1 ]

FASIL IV: Tarih Düşürme (Ebcedle Fetih Hesaplamaları)

Osmanlı uleması ve şairleri Cifr ve Ebced ilmini büyük fetihlerin ve binaların kitabelerine nakşetmişlerdir. En meşhur misal, İstanbul'un fethiyle ilgilidir: Kur'an'da Sebe Sûresi 15. âyette geçen 'Beldetün Tayyibetün' (Hoş ve güzel bir belde) ibaresinin Ebced değeri tam 857 eder. Bu tarih, Fatih Sultan Mehmed Han'ın İstanbul'u fethettiği Hicri 857 (Miladi 1453) yılına tamı tamına tekabül etmektedir.

FASIL V: Cifr İlminin Meşruiyet Sınırları ve Şirkten Korunma

Cifr ilmi asla geleceği mutlak olarak bilme veya falcılık aracı değildir. Zira gaybın anahtarları yalnızca Allah Teâlâ'nın katındadır (En'âm Sûresi, 59. Âyet). Cifr ancak ilahi kelâmın içindeki derin nizamı ve tenasübü temaşa etme, ibret alma ve Kur'an'ın mucizelerine hayran kalma vesilesidir.