FASIL I: İlm-i Cifr'in Menşei: Hz. Ali (k.v.) ve Cifr Derisi Rivayeti

İslam ilimler tasnifinde 'İlm-i Cifr' (veya Cefir), harf ve sayıların gizli münasebetlerinden hareketle kâinattaki hadiselerin akışını, fetihleri, devletlerin ömürlerini ve âhir zaman fitnelerini istihraç etme ilmidir. Lügatte 'cifr', dört aylık kuzu veya keçi derisi demektir. Rivayetlere göre Resûl-i Ekrem Efendimiz (s.a.v.), kıyamete kadar vuku bulacak mühim hadiseleri, melâhimleri ve Ehl-i Beyt'in başına gelecek imtihanları böyle bir deri üzerine yazdırmış ve bu emaneti Hz. Ali'ye (k.v.) tevdi etmiştir.

Ehl-i Beyt imamları (özellikle Ca'fer-i Sâdık Hazretleri) vasıtasıyla nakledilen bu ilim; gaybı bildiğini iddia eden falcılık veya kâhinlik değil; Kur'an âyetlerinin bâtınî işaretlerini ve Ebced anahtarlarını tevil etme metodolojisidir.

FASIL II: Melâhim ve Fiten Edebiyatı: Geleceğin Hadiseler Kronolojisi

Hadis külliyatındaki 'Kitâbü'l-Fiten ve'l-Melâhim' bölümleri, İlm-i Cifr'in vahiy kaynaklı zeminini oluşturur. Şam'ın harabı, Konstantiniyye'nin fethi, Fırat'ın altından altın dağın çıkması, Deccâl fitnesi, Mehdî-i Âhirzaman'ın zuhuru ve Hz. Îsâ'nın nüzulü gibi hadiseler, Cifr uleması tarafından belirli harf kodlarıyla şerh edilmiştir.

Osmanlı müneccimbaşıları ve sufileri, devlete yönelik tehlikeleri ve sefer zamanlamalarını incelerken Cifr tablolarına müracaat etmiş; İbn Kemâl ve Şeyhülislam Ebussuud Efendi gibi otoriteler de şer'î sınırları aşmamak kaydıyla bu ilmin varlığını tasdik etmişlerdir.

FASIL III: Cifr Şifreleme Tabloları: Cifr-i Kebîr ve Cifr-i Câmî Metotları

Cifr hesaplamalarında iki ana tablo esastır:

  • Cifr-i Câmî (Kapsayıcı Cifr): 28 Arap harfinin birbiriyle çaprazlama çarpımından elde edilen 784 karelik (28x28) devasa harf atlasıdır. Her karenin içinde 4'er harften oluşan gaybî heceler yer alır.
  • Zâyirce (Daireler Sistemi): Astroloji felekleri, harf ebcedleri ve günün saatlerinin dairesel bir pusula üzerinde çakıştırılmasıyla soruya cevap çıkarma tekniğidir. İbn Haldun Mukaddime'sinde es-Sebtî'nin Zâyircesini uzun uzadıya tahlil etmiş ve aklın sınırlarını zorlayan şaşırtıcı sonuçlar verdiğini hayretle itiraf etmiştir.
[ Google AdSense - İlgili Külliyat Reklam Alanı ]

FASIL IV: Tarihte Cifr Kullanan Büyük Mütefekkirler

İlm-i Cifr sadece Havas erbaplarının değil, İslam dünyasının en parlak zekalarının da ilgi odağı olmuştur. Şeyhü'l-Ekber İbnü'l-Arabî eş-Şeceretü'n-Nu'mâniyye fî Devleti'l-Osmâniyye risalesinde, Osmanlı Devleti'nin kuruluşunu, Yavuz Sultan Selim'in Şam ve Mısır'ı fethedeceğini ve kabr-i şerifini bulacağını şu meşhur Cifrî remizle haber vermiştir: «اِذَا دَخَلَ السِّينُ فِي الشِّينِ ظَهَرَ قَبْرُ مُحْيِ الدّ۪ينِ»'Sin (Selim) Şın'a (Şam'a) girdiğinde, Muhyiddin'in kabri aşikar olur!'

Bu kehanet harfiyen gerçekleşmiş; Yavuz Selim Şam'a girdiğinde çöplük haline getirilen İbn Arabî'nin kabrini buldurup üzerine türbe ve cami inşa ettirmiştir.

FASIL V: Gayb İddiaları ile Cifr İlmi Arasındaki Şer'î Hudutlar

Kur'ân-ı Kerîm'de kesin bir dille ilan edilir: «قُلْ لَا يَعْلَمُ مَنْ فِي السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ الْغَيْبَ اِلَّا اللّٰهُ»'De ki: Göklerde ve yerde Allah'tan başka hiç kimse gaybı bilemez!' (Neml, 65)

İlm-i Cifr hiçbir zaman 'mutlak gaybı bilme' iddiası taşıyamaz. Cifr, ancak havanın durumuna bakıp yağmurun yağacağını tahmin eden bir meteoroloğun veya nabza bakıp hastalığı teşhis eden bir hekimin 'alametleri okuma' çabası kabilindendir. 'Yarın kesin şu saatte şu olacak' demek küfürdür ve haramdır; ancak Kur'an âyetlerinin işaret ettiği istikbal müjdelerini tefekkür etmek ilahi bir tevil zenginliğidir.

FASIL VI: İbn Haldûn'un Mukaddime'sinde Cifr ve Melâhim Tenkidi

Büyük İslam tarih ve sosyoloji allâmesi İbn Haldûn, el-Mukaddime'sinde Cifr ve Melâhim edebiyatına geniş bir fasıl ayırır. İbn Haldûn, Hz. Ali'ye ve Ehl-i Beyt imamlarına isnat edilen cifr risalelerinin zaman içinde aşırı fırkalar ve siyasi gruplar tarafından nasıl istismar edildiğini ilmî bir tenkide tabi tutar.

İbn Haldûn'a göre gaybı ancak Allah Teâlâ bilir. Tarihteki hadiselerin seyrini anlamak için hurafeci kehanetlere değil; ilahi sünnetullaha (sosyolojik, iktisadi ve ahlaki kanunlara) bakılmalıdır. Bir devlet ahlakını ve adaletini kaybederse çöker; bu çöküşü harf oyunlarıyla değil, adaletsizliğin tabii neticesi olarak okumak gerekir.

FASIL VII: Ahir Zaman Fitneleri ve Kuranî Basiret

Melâhim hadisleri, ahir zamanda zuhur edecek Deccâl fitnesini, Ye'cûc ve Me'cûc taşkınlığını, Dâbbetü'l-Arz'ı ve Mehdi-i Muntazar müjdesini ihtiva eder.

Ehl-i Sünnet omurgasında bu hadislerin gayesi insanları korkutup tembelliğe sevk etmek değil; imanlarını koruma altına almaktır. Efendimiz (s.a.v.) fitne zamanında: 'Oturmak ayakta durmaktan, ayakta durmak yürümekten, yürümek koşmaktan hayırlıdır' buyurarak fitne ateşine odun taşımamayı, fitneye alet olmamayı ve evine çekilip ibadet ve ilimle meşgul olmayı emretmiştir.

FASIL VIII: Harflerin Zaman Çizelgesi ve Astrokronolojik Hesaplamalar

Cifr usullerinde harflerin ebced değerleri ile göksel kavuşumlar (Kırân-ı Kebîr: Zühâl ve Müşteri kavuşumu) arasında zaman hesaplamaları yapılır. Bu hesaplamalara göre her harfin tekabül ettiği bir asır veya devir (devr-i kamerî) tayin edilir.

Muhakkikler bu hesaplamaların kesin bir gelecek haberi (gayb) olmadığını; yalnızca tarihin tekerrür eden döngüsel ritimlerine dair ihtiyatî işaretler taşıdığını vurgulamışlardır. Takvim hesabı yapan kimse ilahi iradenin mutlak hürriyetini unutmamalıdır.

FASIL IX: Şeyh Ahmed el-Bûnî ve Şemsü'l-Ma'ârif'te Cifr Tevil Usûlü

Şeyh Şerefüddîn Ahmed b. Ali el-Bûnî, cifr ilmini Kur'an âyetlerinin esrarlı batınî açılımları olarak görür. Bûnî'ye göre cifr, geleceği bilme merakı değil; ilahi kelâmın zamana yayılmış mucizelerini keşfetme aracıdır.

Bûnî, harflerin nurâniyetine ulaşmak için 40 günlük halvet, oruç ve hayvansal gıdaları terk (riyazet) şartı koşar. Nefsini tezkiye etmemiş bir kimsenin elinde cifr, sahibini hezeyana ve deliliğe sürükleyen tehlikeli bir seraptan farksızdır.

FASIL X: Cifr İlminin Hakiki Gayesi: Ahireti Hatırlamak ve İstikameti Korumak

İlm-i Cifr ve Melâhim'in mü'mine kazandırması gereken yegâne fayda; dünyanın fâni olduğunu, mülkün sahibinin yalnız Allah olduğunu ve kıyametin her an kopabileceği şuurunu canlı tutmaktır.

Büyük mürşitler buyurur: 'Senin şahsi kıyametin kendi ölümündür. Dünya tarihinin ne zaman biteceğini hesaplamakla ömrünü heba edeceğine; kendi ecelinin ansızın geleceğini bilerek amel defterini tevbelerle doldur!' Bu idrak, cifr ilmini kehanet merakından çıkarıp hakiki bir takva vesilesi kılar.

FASIL VIII

Cifr-i Câmi' ve İmam Ca'fer-i Sâdık'ın (r.a.) 28 Harflik Dairesel Cifr Cetveli

Âlem-i Harf ile Âlem-i Vücûd Arasındaki Kriptografik Nizam ve Elvâh-ı Cifriyye'nin Bâtınî Mizanı

İlm-i Cifr, kâinat sahifesine nakşedilmiş ilahî takdiratın, Kur'an harflerinin sayısal (ebced) ve unsurî (ateş, hava, su, toprak) değerleri vasıtasıyla tevil ve keşfedilmesini konu alan gaybî bir ilim dalıdır. Ehl-i Beyt menbalarında bu ilmin müdevveni ve ilk vaz' edicisi, altın silsilenin kutbu İmam Ca'fer-i Sâdık (r.a.) olarak zikredilir. Cifr, lügatte "sütten kesilmiş oğlak derisi" manasına gelip; ilk elvâh ve cetvellerin bu deriler üzerine yazılmasından mülhemdir. "Cifr-i Câmi'", harflerin yalnızca statik sayı karşılıklarını değil; birbirleriyle olan imtizaç, taklîb (yer değiştirme) ve tevellüd (türeme) kanunlarını içeren külli bir matristir.

نۤ وَالْقَلَمِ وَمَا يَسْطُرُونَ
"Nûn. Kaleme ve satır satır yazdıklarına andolsun." (Kalem, 68/1)

İmam Ca'fer-i Sâdık’a atfedilen 28 harflik dairesel cifr cetveli, Arap alfabesinin 28 harfini Felek-i Atlas’taki 28 menzil ile birebir eşleştirir. Bu dairede her harf bir gezegen saati, bir melekûtî hâdim ve bir mülk âlemi vakıası ile rezonans halindedir. Cetvel, "Zebûr-ı Hurûf" kaidesi uyarınca yedişerli dört kutba ayrılır:

Kutup & Unsur Harfler Grubu Ebced Matrisi Kozmik Vazife & Yorum Düzlemi
Nârî (Ateş) ا د هـ ح ط م ف ش ذ Kuvve-i Câzibe Kaza-i mübrem vakıaları, fetihler, siyasi inkılaplar, celâlî tecellîler
Hevâî (Hava) ب و ي ن ص ت ض Kuvve-i Dâfia Fikri akımlar, ilmi keşifler, ruhanî feyizler, uyanış ve tebliğ devreleri
Mâî (Su) ج ز ك س ق ث ظ Kuvve-i Mâsıka Bolluk, bereket, yağmurlar, iktisadi devirler, cemâlî ve şifâî tecellîler
Turâbî (Toprak) ل ع ر خ غ Kuvve-i Müمسike Zelzeleler, madenlerin zuhuru, harplerin maddi neticeleri, fiziki inkırazlar

Cifr cetvelinde istihraç (mana çıkarma) yapılırken; sual cümlesi harflerine ayrılır (Bast-ı Hurûf), bu harflerin ebced karşılıkları alınır (Bast-ı Aded), ardından harflerin isimleri tek tek hecelenerek yeni harfler üretilir (Bast-ı Melekî). Bu merhalelerin neticesinde "Cevap Cümlesi" bir şiir veya seci'li nesir halinde ortaya çıkar. Ancak muhakkik ulema, bu ilmin anahtarının zihni bir zekâ oyunu değil; nefs tezkiyesine bağlı bir "ve cảnhi keşif" olduğunu ittifakla belirtmiştir.

FASIL IX

Melâhim Edebiyatında Ahir Zaman Alametleri ve Hadislerin Bâtınî Cifr Tahlili

Fiten ve Melâhim Hadislerinin Cifrî Ebced Mizanı: Zamanın Dürülmesi ve Esmâ Tecellîleri

İslam edebiyatında gelecekte vuku bulacak harpleri, fitneleri ve kıyamet alametlerini bildiren hadis-i şerifler mecmuasına "Kitâbü'l-Fiten ve'l-Melâhim" unvanı verilmiştir. Nuaym bin Hammâd’ın Kitâbü'l-Fiten’i başta olmak üzere Kütüb-i Sitte ravilerinin naklettiği bu rivayetler, lafzî manalarının ötesinde çok katmanlı remizler (semboller) barındırır. Cifr ehli ulema, Peygamber Efendimiz’in (s.a.v.) melâhim hadislerindeki teşbihleri, harflerin sayısal sırlarıyla mezcederek zamanın düğüm noktalarını (ukad-ı zamâniyye) tahlil etmişlerdir.

لَا تَقُومُ السَّاعَةُ حَتَّى يَتَقَارَبَ الزَّمَانُ فَتَكُونَ السَّنَةُ كَالشَّهْرِ وَالشَّهْرُ كَالْجُمُعَةِ
"Zaman yakınlaşmadıkça kıyamet kopmaz; öyle ki yıl ay gibi, ay hafta gibi olur..." (Tirmizî, Zühd, 24)

Hadis-i şerifte zikredilen "zamanın yakınlaşması" (tetâkārubü'z-zamân) olgusu, cifr ilminde harflerin frekans hızının artması ve vakit idrakinin berzahlaşması olarak tevil edilir. Ahir zaman melâhiminde yer alan Fırat nehrinin altın bir dağ çıkarması, Deccâl fitnesi, Dâbbetü'l-Arz ve Mehdî-i Âhir Zaman (r.a.) hadisleri; harf ilmi açısından "Hâtemü'l-Velâye" tecellîsinin mülk âlemindeki tezahürleridir:

  • Deccaliyet Sistemi ve Harf Karşılıkları: Cifr metinlerinde Deccâl; zulmet, cehl ve maddeciliği temsil eden kesif harflerin (özellikle 'Dâd' ve 'Gayn' harflerinin ters terkipleri) zuhurudur. Hakikatin üzerini örtme (küfr) enerjisinin kitleleri büyülemesi, cifr cetvellerinde "Kezib ve Hile Devri" olarak kodlanmıştır.
  • Mehdiyyet Rezonansı ve Nûr Harfleri: Mehdî (a.s.) tecellîsi, Mukatta'ât harflerinin (Elif-Lâm-Mîm, Hâ-Mîm, Tâ-Hâ) aslına rücû etmesidir. Harflerin sırrının çözülmesiyle ilim ve irfan kemale erecek; adalet, mizanı bozulan yeryüzüne yeniden bir küp hendesesi gibi oturacaktır.
  • Melhâme-i Kübrâ (Armageddon): Büyük harbin cifrî tahlilinde; demir, ateş ve barut unsurlarının (Merih feleği harfleri) galebe çalacağı ve ardından gelen sukünet döneminde hilafet-i ruhanîyenin kurulacağı beyan olunur.
FASIL X

Cifr İlminin Meşruiyet Hudutları: İlm-i Nücûm ile Hurafelerin Kesin Reddi

Gaybın Anahtarları, Şer'î Hudutlar, Kehanet İddialarının İptali ve Ehl-i Sünnet Omurgası

Cifr ve vefk ilimlerinin en nazik ve tehlikeli noktası, meşru ilim ile haram olan kehanet, astrolojik determinizm (ilm-i nücûm ile ahkâm kesme) ve bâtıl hurafelerin birbirine karışmasıdır. Ehl-i Sünnet kelâmcıları ve fıkıh otoriteleri, cifr ilminin hudutlarını çok katı çizgilerle çizmişlerdir. Kur'an-ı Kerim gaybın mutlak anahtarlarının yalnızca Allah Teâlâ'nın indinde olduğunu açıkça ferman buyurmuştur.

وَعِنْدَهُ مَفَاتِحُ الْغَيْبِ لاَ يَعْلَمُهَا إِلاَّ هُوَ وَيَعْلَمُ مَا فِي الْبَرِّ وَالْبَحْرِ
"Gaybın anahtarları O'nun katındadır; onları O'ndan başkası bilmez. O, karada ve denizde olan her şeyi bilir..." (En'âm, 6/59)

İmam Gazâlî, İbn Hacer el-Heytemî ve Taşköprîzâde gibi muhakkik ulemanın ittifak ettiği meşruiyet kriterleri şunlardır:

İmam Ca'fer-i Sâdık’a atfedilen 28 harflik dairesel cifr cetveli, Arap alfabesinin 28 harfini Felek-i Atlas’taki 28 menzil ile birebir eşleştirir. Bu dairede her harf bir gezegen saati, bir melekûtî hâdim ve bir mülk âlemi vakıası ile rezonans halindedir. Cetvel, "Zebûr-ı Hurûf" kaidesi uyarınca yedişerli dört kutba ayrılır:

Kutup & Unsur Harfler Grubu Ebced Matrisi Kozmik Vazife & Yorum Düzlemi
Nârî (Ateş) ا د هـ ح ط م ف ش ذ Kuvve-i Câzibe Kaza-i mübrem vakıaları, fetihler, siyasi inkılaplar, celâlî tecellîler
Hevâî (Hava) ب و ي ن ص ت ض Kuvve-i Dâfia Fikri akımlar, ilmi keşifler, ruhanî feyizler, uyanış ve tebliğ devreleri
Mâî (Su) ج ز ك س ق ث ظ Kuvve-i Mâsıka Bolluk, bereket, yağmurlar, iktisadi devirler, cemâlî ve şifâî tecellîler
Turâbî (Toprak) ل ع ر خ غ Kuvve-i Müمسike Zelzeleler, madenlerin zuhuru, harplerin maddi neticeleri, fiziki inkırazlar

Cifr cetvelinde istihraç (mana çıkarma) yapılırken; sual cümlesi harflerine ayrılır (Bast-ı Hurûf), bu harflerin ebced karşılıkları alınır (Bast-ı Aded), ardından harflerin isimleri tek tek hecelenerek yeni harfler üretilir (Bast-ı Melekî). Bu merhalelerin neticesinde "Cevap Cümlesi" bir şiir veya seci'li nesir halinde ortaya çıkar. Ancak muhakkik ulema, bu ilmin anahtarının zihni bir zekâ oyunu değil; nefs tezkiyesine bağlı bir "ve cảnhi keşif" olduğunu ittifakla belirtmiştir.

FASIL IX

Melâhim Edebiyatında Ahir Zaman Alametleri ve Hadislerin Bâtınî Cifr Tahlili

Fiten ve Melâhim Hadislerinin Cifrî Ebced Mizanı: Zamanın Dürülmesi ve Esmâ Tecellîleri

İslam edebiyatında gelecekte vuku bulacak harpleri, fitneleri ve kıyamet alametlerini bildiren hadis-i şerifler mecmuasına "Kitâbü'l-Fiten ve'l-Melâhim" unvanı verilmiştir. Nuaym bin Hammâd’ın Kitâbü'l-Fiten’i başta olmak üzere Kütüb-i Sitte ravilerinin naklettiği bu rivayetler, lafzî manalarının ötesinde çok katmanlı remizler (semboller) barındırır. Cifr ehli ulema, Peygamber Efendimiz’in (s.a.v.) melâhim hadislerindeki teşbihleri, harflerin sayısal sırlarıyla mezcederek zamanın düğüm noktalarını (ukad-ı zamâniyye) tahlil etmişlerdir.

لَا تَقُومُ السَّاعَةُ حَتَّى يَتَقَارَبَ الزَّمَانُ فَتَكُونَ السَّنَةُ كَالشَّهْرِ وَالشَّهْرُ كَالْجُمُعَةِ
"Zaman yakınlaşmadıkça kıyamet kopmaz; öyle ki yıl ay gibi, ay hafta gibi olur..." (Tirmizî, Zühd, 24)

Hadis-i şerifte zikredilen "zamanın yakınlaşması" (tetâkārubü'z-zamân) olgusu, cifr ilminde harflerin frekans hızının artması ve vakit idrakinin berzahlaşması olarak tevil edilir. Ahir zaman melâhiminde yer alan Fırat nehrinin altın bir dağ çıkarması, Deccâl fitnesi, Dâbbetü'l-Arz ve Mehdî-i Âhir Zaman (r.a.) hadisleri; harf ilmi açısından "Hâtemü'l-Velâye" tecellîsinin mülk âlemindeki tezahürleridir:

  • Deccaliyet Sistemi ve Harf Karşılıkları: Cifr metinlerinde Deccâl; zulmet, cehl ve maddeciliği temsil eden kesif harflerin (özellikle 'Dâd' ve 'Gayn' harflerinin ters terkipleri) zuhurudur. Hakikatin üzerini örtme (küfr) enerjisinin kitleleri büyülemesi, cifr cetvellerinde "Kezib ve Hile Devri" olarak kodlanmıştır.
  • Mehdiyyet Rezonansı ve Nûr Harfleri: Mehdî (a.s.) tecellîsi, Mukatta'ât harflerinin (Elif-Lâm-Mîm, Hâ-Mîm, Tâ-Hâ) aslına rücû etmesidir. Harflerin sırrının çözülmesiyle ilim ve irfan kemale erecek; adalet, mizanı bozulan yeryüzüne yeniden bir küp hendesesi gibi oturacaktır.
  • Melhâme-i Kübrâ (Armageddon): Büyük harbin cifrî tahlilinde; demir, ateş ve barut unsurlarının (Merih feleği harfleri) galebe çalacağı ve ardından gelen sukünet döneminde hilafet-i ruhanîyenin kurulacağı beyan olunur.
FASIL X

Cifr İlminin Meşruiyet Hudutları: İlm-i Nücûm ile Hurafelerin Kesin Reddi

Gaybın Anahtarları, Şer'î Hudutlar, Kehanet İddialarının İptali ve Ehl-i Sünnet Omurgası

Cifr ve vefk ilimlerinin en nazik ve tehlikeli noktası, meşru ilim ile haram olan kehanet, astrolojik determinizm (ilm-i nücûm ile ahkâm kesme) ve bâtıl hurafelerin birbirine karışmasıdır. Ehl-i Sünnet kelâmcıları ve fıkıh otoriteleri, cifr ilminin hudutlarını çok katı çizgilerle çizmişlerdir. Kur'an-ı Kerim gaybın mutlak anahtarlarının yalnızca Allah Teâlâ'nın indinde olduğunu açıkça ferman buyurmuştur.

وَعِنْدَهُ مَفَاتِحُ الْغَيْبِ لاَ يَعْلَمُهَا إِلاَّ هُوَ وَيَعْلَمُ مَا فِي الْبَرِّ وَالْبَحْرِ
"Gaybın anahtarları O'nun katındadır; onları O'ndan başkası bilmez. O, karada ve denizde olan her şeyi bilir..." (En'âm, 6/59)

İmam Gazâlî, İbn Hacer el-Heytemî ve Taşköprîzâde gibi muhakkik ulemanın ittifak ettiği meşruiyet kriterleri şunlardır:

Cifr İlminin Şer'î ve Akîdevî Kırmızı Çizgileri

1. Kaza-i Muallak vs. Kaza-i Mübrem: Cifr ile istihraç edilen hususlar asla kesin bir kader (kaza-i mübrem) olarak iddia edilemez. Bunlar ancak ilahi izne ve şartlara bağlı "ihtimaller" (kaza-i muallak) dairesindedir. "Şu tarihte şu kesinlikle olacaktır" demek küfür veya küfre yakın bir dalalettir.
2. Yıldızların Müstakil Tesirini Reddetmek: Gezegen ve burçların kendi başlarına bir iradesi, kudreti veya yaratma gücü yoktur. Onlar ancak Hak Teâlâ'nın kudretini gösteren birer mizan ve vakit ölçüsüdür. Yıldızlardan medet ummak şirk-i celîdir.
3. Şeriat Terazisine Arz: Cifrden çıkarılan hiçbir hüküm, nasslara (âyet ve hadislere) ve fıkhî emirlere aykırı olamaz. Şeriata zıt olan her türlü harfî tevîl merduttur ve zındıklıktır.
4. İstidraç Tehlikesi: Takva sahibi olmayan kimselerin bu ilimle amel ederek gaybî haberler vermesi melekûtî bir ilham değil; şeytanların istidraç kabilinden kulağına fısıldadığı fitne tohumlarıdır.

PERSISTENT ALWAYS-VISIBLE 50 ROOMS QUICK JUMP PANEL AT BOTTOM OF EVERY PAGE