FASIL I: İsm-i Âzam'ın Mahiyeti ve Neden Gizlendiği

İsm-i Âzam; Cenâb-ı Hakk'ın sonsuz isimleri içinde en kapsamlı, en celâlli ve en feyizli olan en büyük ism-i şerîfidir. Tıpkı Kadir Gecesi'nin Ramazan geceleri içinde, Cuma saat-i icâbesinin Cuma günü içinde ve veli kulların insanlar içinde gizlenmesi gibi; İsm-i Âzam da Esmâ-i Hüsnâ ve Kur'an âyetleri içinde gizlenmiştir. Bunun hikmeti; müminlerin bütün isimlere hürmet etmesi, Kur'an'ın her âyetine aşkla sarılması ve duayı kesintisiz sürdürmesidir.

Buna rağmen sahih hadis-i şeriflerde Fahr-i Kâinât Efendimiz (s.a.v.), İsm-i Âzam'ın geçtiği sûreleri ve âyetleri ashâb-ı kirâma işaret buyurmuştur.

FASIL II: Sahih Hadislerde İsm-i Âzam'ın Bulunduğu Üç Büyük Sûre

İbn Mâce ve Hâkim'in Ebû Ümâme'den (r.a) rivayet ettiği hadis-i şerifte Resûlullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: 'Allah'ın İsm-i Âzam'ı üç sûrede bulunmaktadır: Bakara, Âl-i İmrân ve Tâhâ sûreleri.'

Büyük Havas ve tefsir âlimi İbn Kesîr ve İmam Süyûtî bu üç sûredeki ortak esmâyı araştırmış ve şu sonuca varmışlardır:

  • Bakara Sûresi, 255. Âyet (Âyetü'l-Kürsî): 'Allâhü lâ ilâhe illâ hüve'l-Hayyü'l-Kayyûm'
  • Âl-i İmrân Sûresi, 2. Âyet: 'Allâhü lâ ilâhe illâ hüve'l-Hayyü'l-Kayyûm'
  • Tâhâ Sûresi, 111. Âyet: 'Ve aneti'l-vücûhü li'l-Hayyi'l-Kayyûm' (Bütün yüzler ezeli ve ebedi diri, her şeyi ayakta tutan Hayy ve Kayyûm olan Allah'a boyun eğmiştir).

Buradan açıkça anlaşılmaktadır ki İsm-i Âzam'ın en büyük iki kutbu el-HAYY ve el-KAYYÛM isimleridir.

FASIL III: Hz. Yûnus'un (a.s.) Balığın Karnındaki İsm-i Âzam Zikri

Tirmizî ve Nesâî'de Sa'd b. Ebî Vakkas'tan rivayet edilen hadis-i şerifte Resûlullah (s.a.v.) buyurur: 'Zünnûn'un (Yûnus a.s.) balığın karnında iken yaptığı dua şuydu: Lâ ilâhe illâ ente sübhâneke innî küntü mine'z-zâlimîn (Senden başka ilah yoktur, Sen noksan sıfatlardan münezzehsin, şüphesiz ben nefsimize zulmedenlerden oldum). Hangi Müslüman bir dert ve musibet anında bu dua ile dua ederse, Allah muhakkak onun duasını kabul eder.'

Bu âyette (Enbiyâ Sûresi, 87) hem tevhid ikrarı, hem tenzih, hem de acziyet ve istiğfar bir aradadır. Arifler, bu âyetin her gün 41 defa veya sıkıntılı zamanlarda 313 defa (Bedir ehli adedince) okunmasını en tesirli kurtuluş virdi olarak bildirmişlerdir.

[ Google AdSense - İlgili Külliyat Reklam Alanı 1 ]

FASIL IV: İmam Ali (k.v.) ve Celcelûtiye'deki 6 Büyük İsm-i Âzam

Peygamber Efendimiz'in (s.a.v.) ilim şehri ve Hz. Ali'nin kapısı olduğu sırrıyla; Hz. Ali efendimize tebliğ edilen Celcelûtiye kasidesinde İsm-i Âzam şu 6 isim olarak şerh edilmiştir: FERD, HAYY, KAYYÛM, HAKEM, ADL, KUDDÛS.

Bu altı esmânın Ebced toplamı ve hurufi değerleri melekût alemindeki felekleri harekete geçirir. Ağır hastalıklarda, iftiralarda, borç ve hapislik hallerinde bu altı isim ihlasla zikredildiğinde Allah Teâlâ gayb hazinelerinden ferahlık kapıları açar.

FASIL V: Kenzü'l-Arş Duası ve İsm-i Âzam Hacet Tertibi

Perşembe'yi Cuma'ya bağlayan gece, yatsı namazından sonra 2 rekat hacet namazı kılınır. Namazdan sonra seccadede kıbleye karşı oturularak:

  1. 100 defa İstiğfar (Estağfirullâhe'l-Azîm ve etûbü ileyh).
  2. 100 defa Salavât-ı Şerîfe (Allâhümme salli alâ seyyidinâ Muhammedin ve alâ âli seyyidinâ Muhammed).
  3. 174 defa (Ebced adediyle) 'Yâ Hayyu Yâ Kayyûm Yâ Ze'l-Celâli ve'l-İkrâm'.
  4. 3 defa ihlasla hacet Allah'a arz edilir ve Fâtiha ile tamamlanır.

FASIL VI: Hadis-i Şeriflerde İsm-i Âzam'ın Gizlendiği 6 Özel Kur'an Âyeti

Resûl-i Ekrem Efendimiz (s.a.v.), sahabe-i kiramın dualarına şahit olduğunda bazı âyetlerde İsm-i Âzam'ın bulunduğunu müjdelemiştir. Sahih hadis kaynaklarında (Ebû Dâvûd, Tirmizî, İbn Mâce) öne çıkan 6 âyet şunlardır:

  1. Bakara Sûresi 255. Âyet (Âyetü'l-Kürsî): 'Allâhü lâ ilâhe illâ hüve'l-Hayyü'l-Kayyûm.'
  2. Âl-i İmrân Sûresi 1-2. Âyetler: 'Elif-Lâm-Mîm. Allâhü lâ ilâhe illâ hüve'l-Hayyü'l-Kayyûm.'
  3. Tâhâ Sûresi 111. Âyet: 'Ve aneti'l-vücûhü li'l-Hayyi'l-Kayyûm...' (Bütün yüzler, diri ve her şeyi kaim kılan Allah'a boyun eğmiştir).
  4. Enbiyâ Sûresi 87. Âyet (Zünnûn Duası): '...Lâ ilâhe illâ ente sübhâneke innî küntü mine'z-zâlimîn.'
  5. İhlâs Sûresi Tamamı: 'Kul hüvallâhü ehad. Allâhü's-samed...'
  6. Âl-i İmrân Sûresi 26. Âyet: 'Kulillâhümme mâlike'l-mülki tü'ti'l-mülke men teşâü...'

Muhakkikler bu âyetlerin ortak paydasının 'Lâ ilâhe illallâh' tevhidi ile 'El-Hayy' ve 'El-Kayyûm' isimleri olduğunu tespit etmişlerdir.

FASIL VII: 'El-Hayyü'l-Kayyûm' Terkibinin Kozmik Diri Tutma ve Kaim Kılma Enerjisi

İmam Nevevî ve İbn Kesîr tefsirlerinde beyan ederler ki; Cenâb-ı Hakk'ın bütün cemâlî ve celâlî sıfatları iki ana kutupta toplanır:

  • El-Hayy (Mutlak Diri): Bütün sübûtî sıfatların (İlim, Semî', Basîr, İrade, Kudret, Kelâm) menşeidir. Bir şey diri olmadan diğer sıfatlara sahip olamaz. Hayy ismi kalbe hayat verir, şuuru uyandırır, hücreleri yeniler.
  • El-Kayyûm (Kendi Kendine Kaim Olan ve Her Şeyi Ayakta Tutan): Bütün fiilî sıfatların (Hâlık, Râzık, Muhyî, Mümît) dayanağıdır. Kâinattaki galaksilerden atom altı kuarklara kadar her zerrenin nizamını her an kesintisiz tutan kudrettir.

Bu iki isim bir arada 'Yâ Hayyü Yâ Kayyûm' şeklinde zikredildiğinde; kul kendi acziyetini Hayy ve Kayyûm olan Zât'a bağlar ve duası arşta yankılanır.

FASIL VIII: Zü'l-Celâli ve'l-İkrâm İsminin Celâl-Cemâl Dengesi ve Tevhid Sırrı

Efendimiz (s.a.v.) bir gün mescitte bir sahabinin: 'Allâhümme innî es'elüke bi-enne leke'l-hamde lâ ilâhe illâ ente... Yâ Ze'l-Celâli ve'l-İkrâm, Yâ Hayyü Yâ Kayyûm' diye dua ettiğini işitince: 'Bu zat Allah'a İsm-i Âzam'ı ile dua etti ki, o isimle istenince verir, dua edilince icabet eder' buyurmuştur (Ebû Dâvûd).

Zü'l-Celâli ve'l-İkrâm ismi, celâl (büyüklük, azamet, kahır) ile cemâl (lütuf, ihsan, kerem) sıfatlarını tek bir cümlede mezceder. Kul celâl karşısında haşyetle titrer, ikram karşısında aşk ve muhabbetle dolar. Bu iki duygunun tevhidi, kâmil imanın zirvesidir.

FASIL IX: Abdülkadir Geylânî ve İbnü'l-Arabî'nin İsm-i Âzam Münâcatları

Gavs-ı A'zam Seyyid Abdülkadir Geylânî (k.s.), Fütûhu'l-Gayb eserinde buyurur ki: 'İsm-i Âzam'ın tesiri ağızdan çıkan seste değil; kalpteki ihlas ve tevekküldedir. Eğer kalbinde masivâ (dünya sevgisi) putları dururken İsm-i Âzam'ı bin defa okusan bile fayda vermez. Lakin kalbini temizleyip tek bir 'ALLÂH' desen, dağlar yerinden oynar.'

İbnü'l-Arabî ise İsm-i Âzam'ın her kulun fıtratına ve kabiliyetine göre tecelli eden 'şahsi bir ismi' olduğunu ifade eder. Kimi kul için İsm-i Âzam 'Yâ Rahîm', kimi için 'Yâ Hakîm', kimi için 'Yâ Şâfî'dir. Kul hangi esmânın tecellîsinde nefsini ifnâ ederse, o esmâ onun hakkında İsm-i Âzam makamına yükselir.

FASIL X: İsm-i Âzam ile Yapılan Duaların İcabet Şartları

Büyük arifler İsm-i Âzam ile niyazda bulunacak sâlike şu beş şartı vasiyet etmişlerdir:

  1. 1. Helal Lokma: Midesine tek bir lokma haram veya şüpheli rızık giren kimsenin duası kırk gün semâya yükselmez.
  2. 2. Huşû ve Zillet: Dua ederken bir sultanın kapısındaki muhtaç bir dilenci edebiyle, başı önde, gözleri yaşlı olmak.
  3. 3. Salavât ile Kuşatmak: Duanın başında ve sonunda Fahr-i Kâinat Efendimiz'e (s.a.v.) salat ve selam getirmek. Zira Allah Teâlâ iki makbul salavat arasındaki duayı reddetmekten hayâ eder.
  4. 4. Acele Etmemek (İsticali Terk): 'Dua ettim de kabul olmadı' diyerek duayı bırakmamak; vakt-i merhûnunu (ilahi takdir saatini) beklemek.
  5. 5. Hayır ve Sıla-i Rahim Niyeti: Günahtan, zulümden ve akraba bağlarını koparmaktan uzak, sırf rızâ-i ilahi için istemek.
FASIL VIII

Hadis-i Şeriflerde İşaret Edilen 6 Büyük İsm-i Âzam Âyeti ve Şerhleri

Nebevî İşaretler, Sahâbe-i Kirâm Rivâyetleri ve Lafza-i Celâl Tertipleri

Resûl-i Ekrem Efendimiz (s.a.v.), ashâbından bazılarının yaptıkları hususi duaları işittiğinde "Nefsim kudret elinde olan Allah'a yemin ederim ki, bu kul Allah'a kendisiyle dua edildiğinde mutlaka icabet ettiği ve istendiğinde mutlaka verdiği İsm-i Âzam'ı ile dua etti" buyurarak bu en yüce ismin Kur'an âyetlerinin içine gizlenmiş şifrelerini ifşa etmiştir. Hadis külliyatında (Tirmizî, Ebû Dâvûd, İbn Mâce, Ahmed b. Hanbel) tahkik edilen bu rivayetler altı ana âyet merkezinde düğümlenir:

Altı Büyük İsm-i Âzam Âyeti ve Ledünnî Sırları

No Kaynak Âyet-i Kerîme Arapça Metin ve İsm-i Âzam Çekirdeği Tasavvufî ve Havas Şerhi
1 Bakara 255 (Âyetü'l-Kürsî) اللَّهُ لَا إِلَٰهَ إِلَّا هُوَ الْحَيُّ الْقَيُّومُ
"Allâhu lâ ilâhe illâ hüve'l-Hayyu'l-Kayyûm"
Zâtî uluhiyyet ile zâtî hayat ve kayyûmiyyetin cemidir. Bütün esmânın anası olan 'Hayy' ve 'Kayyûm' isimleri bu âyetin mihveridir.
2 Âl-i İmrân 1-2 الم * اللَّهُ لَا إِلَٰهَ إِلَّا هُوَ الْحَيُّ الْقَيُّومُ
"Elif-Lâm-Mîm. Allâhu lâ ilâhe illâ hüve'l-Hayyu'l-Kayyûm"
Hurûf-ı Mukatta'a ile İsm-i Celâl'in izdivacıdır. Gayb âleminden şehâdet âlemine tecelli köprüsüdür.
3 Tâhâ 111 وَعَنَتِ الْوُجُوهُ لِلْحَيِّ الْقَيُّومِ
"Ve aneti'l-vucûhu li'l-Hayyi'l-Kayyûm"
Bütün varlığın, benliklerin ve kudret iddialarının mutlak Hayy ve Kayyûm karşısında boyun büküp fena bulduğu ceberûtî makamdır.
4 Enbiyâ 87 (Zünnûn Duası) لَا إِلَٰهَ إِلَّا أَنْتَ سُبْحَانَكَ إِنِّي كُنْتُ مِنَ الظَّالِمِينَ
"Lâ ilâhe illâ ente subhâneke innî küntü mine'z-zâlimîn"
Karanlıklar (balık karnı, deniz dibi, gece zulmeti) içinde tevhîd, tenzîh ve itirâf-ı nefstir. Çaresizlik anındaki en kat'i kurtuluş şifresidir.
5 İsrâ 110 قُلِ ادْعُوا اللَّهَ أَوِ ادْعُوا الرَّحْمَٰنَ
"Kuli'd'ullâhe evi'd'ur-Rahmân"
Cenâb-ı Hakk'ın en azametli iki Zâtî isminin (Allah ve Rahmân) tevhîdidir. Celâl ve Cemâl dengesinin nihai noktasıdır.
6 Haşr 22-24 (Lev Enzelnâ) هُوَ اللَّهُ الَّذِي لَا إِلَٰهَ إِلَّا هُوَ الْمَلِكُ الْقُدُّوسُ...
"Huvallâhullezî lâ ilâhe illâ hû..."
Dağları paramparça edecek azameti havi, ilâhî kemâlât ve cemâl sıfatlarının 16 esmâ halinde ardı ardına süzüldüğü tecellî zirvesidir.

Ehl-i tahkik velîler buyururlar ki: Bu altı âyetin ortak paydası "Allâh" lafzı ile "el-Hayyu'l-Kayyûm" isimleridir. Zira Allah ismi Zât'a, Hayy ismi sıfât-ı sübûtiyyeye, Kayyûm ismi ise sıfât-ı fiiliyyeye delalet eder; böylece uluhiyyet dairesi kemâle erer.

FASIL IX

Hz. Ali'ye (k.v.) Nispet Edilen Esmâ-i Seb'a ve Celcelûtiye'nin Kasem Sırları

Süryânî İsimlerin Melekûtî Şifreleri, Dâire-i Celcelûtiye ve Yedi Tılsım

İslâm ezoterizminde ve Havas geleneğinde İsm-i Âzam'ın en cem'iyyetli tecellîgâhı, İmam Ali İbn Ebî Tâlib'e (k.v.) Cibrîl-i Emîn vasıtasıyla vahyî bir ilhamla indirildiğine inanılan Celcelûtiye Kasîdesidir. Celcelûtiye, kökeni İbranî ve Süryânî kadim melekût dillerine uzanan, her beyti belirli felekî güçleri ve melekût ordularını harekete geçiren ilâhî kasemlerle doludur.

İmam Ali'nin (k.v.) Esmâ-i Seb'a (Yedi Esas İsim) Doktrini

İmam Ali Efendimiz İsm-i Âzam'ın şu yedi kudsî isimde mündemiç olduğunu beyan etmiştir:
1. Ferd (فَرْدٌ): Zâtında eşi ve benzeri olmayan tek.
2. Hayy (حَيٌّ): Ezelî ve ebedî mutlak hayat sahibi.
3. Kayyûm (قَيُّومٌ): Her şeyi ayakta tutan, kendisi hiçbir şeye muhtaç olmayan.
4. Hakem (حَكَمٌ): Hükmünde mutlak adil ve hikmetli olan.
5. Adl (عَدْلٌ): Mutlak adaletin bizzat kaynağı.
6. Kuddûs (قُدُّوسٌ): Bütün noksanlıklardan münezzeh ve pâk olan.
7. Nûr (نُورٌ) / Şekûr (شَكُورٌ): Âlemleri aydınlatan ve amelleri zayi etmeyen.


Celcelûtiye'nin ilk beyti olan "Beda'tü bi-bismillâhi rûhî bihîhtedet / İlâ keşfi esrârin bi-bâtıhnıhıntavet" beytiyle başlayan zikir, Süryânîce "Beblûcin, Bezlûcin, Bezkâkin, Beyeheşin..." gibi kudsî kelimelerle devam eder. Bu kelimeler asla bâtıl tılsımlar olmayıp, Cenâb-ı Hakk'ın melekût âleminde meleklerin tesbih ettiği Zâtî isimlerinin kadim Sami lisanlarındaki karşılığıdır. Celcelûtiye'nin sonunda yer alan yedi kadim mühür işareti (Yıldız, elif, üç çizgi, mim, he, vav harfleri), Arş'ın rükünlerindeki nurani hatların remzidir.

FASIL X

İsm-i Âzam ile Yapılan Duaların Kabul Şartları ve Sırrı Saklama Ahlakı

Kitmân-ı Sır İlkesi, Şart-ı Vuslat ve İhlâs-ı Tâmm

Cenâb-ı Hak, hikmet-i ilâhiyyesi iktizası İsm-i Âzam'ı esmâlar içinde gizlemiştir; tıpkı Kadir Gecesi'ni Ramazan ayında, Cuma günündeki icâbet saatini cuma saatlerinde, velî kullarını ise nâs arasında gizlediği gibi. Bundaki hikmet, kulların yalnız tek bir isme yapışıp diğer esmâ-i hüsnâyı terk etmelerini önlemek ve daimi bir arayış, tazarrû ve tezellül halini muhafaza etmektir.

1. Kalb-i Selîm ve Fena Şartı

İsm-i Âzam, nefsin heva ve heveslerini tatmin edecek sihirli bir formül değildir. Kişi kendi benliğinden (enâniyetinden) geçip "Fenâfillâh" denizinde gark olmadıkça, dili İsm-i Âzam'ı telaffuz etse dahi arş kapıları açılmaz. Zira İsm-i Âzam'ın tecellî etmesi için kalbin mutlak manada mâsivâdan arınmış olması şarttır.

2. Kitmân-ı Sır (Sırrı Muhafaza) Ahlakı

Havas ilminde kuraldır: "Men kale leke ekşif sirrî, fela tekşifhü" (Sana sırrı açana hıyanet edip onu ifşa etme). Rüyasında veya yakaza halinde kendisine İsm-i Âzam ilham edilen sâlik, bunu nefsi bir kibir vesilesi yapıp insanlara ifşa ederse o sır derhal kendisinden geri alınır ve manevi basireti mühürlenir.

3. Helal Lokma ve Tahâret-i Tâmme

Ağzında haram lokmanın eseri, bedeninde cünüblük veya taharetsizlik tortusu bulunan bir kimsenin İsm-i Âzam zikriyle tasarruf iddiasında bulunması büyük bir felakettir. Zikir; abdestli, kıbleye müteveccih, seher vaktinde ve huşû içinde icra edilmelidir.

4. Hayır ve Adalet İstikameti

İsm-i Âzam ile haksız bir cana, meşru olmayan bir menfaate veya fitneye dua edilirse o dua ok gibi dönüp sahibinin helakine sebep olur. Bel'am bin Bâûrâ kıssası bunun en ibret verici örneğidir; İsm-i Âzam'ı bildiği halde hevasına uyup Hz. Musa'nın aleyhine dua etmeye kalkışınca imansız bir şekilde kelp suretinde helak olmuştur.